Davalılar vekilinin hüküm verilinceye kadar vekaletnamesinin ibraz etmemiş olması halinde verilen kararın davalı şirkete tebliği gerekeceği—
İflâs yolu ile takibe borçlu tarafından itiraz edilmiş olması halinde, iflas talebinin mahkemece ilân edilmesine gerek bulunmadığı—
Borçlunun hakkında yapılan haciz yoluyla takibe itiraz ederek takibi durdurması üzerine alacaklının İİK. 43 uyarınca bu takibi -bir defaya mahsus olmak üzere- harç ödemeden iflas yoluyla takibe çevirebileceği—
İflasa tabi kişiler aleyhindeki haciz veya iflas yoluyla başlanan takibi, alacaklının bir defaya mahsus olmak üzere, harç ödemeksizin değiştirebileceği-
Davalı borçlunun iflas yoluyla takibe itiraz etmiş olması halinde mahkemece borçlunun itiraz ve def’ilerinin yerinde olup olmadığının tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak araştırılması gerekeceği—
Yabancı mahkemelerce verilmiş iflas kararlarının «iflasın ülkeselliği (mahalliliği)» ilkesi gereğince, Türkiye’de geçerli ve infaz edilebilir olması için bu kararlarla ilgili Türk mahkemelerinden verilmiş bir tenfiz kararı olması gerekeceği—
İflas takibinin itirazsız kesinleşmesinden sonra yapılan ilan üzerine diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz ederek «iflas davasının muvazaalı olduğunu», «davalının iflasını gerektiren bir durum bulunmadığını» belirtmeleri halinde mahkemece bu hususun -tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak- araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği—
Alacaklının Yargıtay denetiminden geçip varlığı kesinleşen alacağını, takip talepnamesinde dayandığı BK’nun 83. maddesindeki seçimlik hakkına uygun biçimde, tahsil tarihindeki kur değeri üzerinden talep edebileceği—
İflas kararının yargılamanın iadesi (yenilenmesi) yoluyla kaldırılması (iptal edilmesi) istenebilir mi?—
İflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmiş olması halinde, iflas talebi İİK’nun 166. maddesinde öngörülen usulle ilan edilmeden iflas davasının görülüp iflasa karar verilemeyeceği—