Davalı şirket hakkında ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, iflas kararı verildiği ancak yargılama sırasında iflas masasına dava haber verilmeden yargılamaya devam edildiği anlaşıldığından, mahkemece iflas idare memurlarına tebligat çıkartılarak onların huzurlarında davaya devam edilmesi ve İİK'nın 194.maddesinin göz önünde bulundurulması gerekeceği-
İİK'nın 194. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplantısına kadar açılan tüm davaların duracağı, 2. alacaklılar toplantısında belirtilen alacak miktarının iflas masasına kabul edilmesi halinde dava konusuz kalacağından, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi; alacağın masaya kabul edilmemesi halinde ise davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekeceği, dava sonunda kurulacak hükümde de İİK'nın 193. maddesi uyarınca takip düşmüş olacağından tazminata hükmedilmemesi ve nispi vekalet ücreti verilmemesi gerekeceği-
İİK'nun 194. maddesine göre, İflasın açılması ile kural olarak müflisin taraf olduğu hukuk davalarının duracağı ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabileceği öngörüldüğüne göre, bu yön gözetilerek mahkemece, davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durmasını sağlayacak şekilde ara kararı tesis edilerek, ikinci alacaklılar toplantısında dava konusu alacağın masaya kabul edilmesi halinde konusu kalmadığı için bir karar verilmesine yer olmadığına, aksi halde yani, ikinci alacaklılar toplantısında alacağın kabul edilmemesi halinde ise iflas idaresine tebligat yapılarak davaya kayıt kabul davası olarak devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İİK. mad. 194 uyarınca -acele haller müstesna olmak üzere- müflisin davacı ve davalı  olduğu hukuk davalarının duracağı ve bu davalara ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabileceği- Davalı-borçlu tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının reddi ile borçlunun iflasına karar verilmiş olduğundan, öncelikle mahkemece iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemiş ise kesinleşmesinin beklenmesi, kesinleşmiş ise ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasından 10 gün sonrasına kadar tasarrufun iptali davasının durdurulmasına karar verilmesi ve davacı alacaklıya İİK. mad. 245 ve 255/2 gereğince davayı takip konusunda aldığı belge varsa sunması için süre verilmesi, sunulduğu takdirde davanın esasının incelenmesi, sunulmadığı takdirde davanın iflas idaresine ihbarı ile taraf teşkilinin sağlanması ve iflas idaresinin huzuru ile davaya devam edilerek hükmün iflas idaresi lehine veya aleyhine kurulması gerektiği- Tapu iptal ve tescil davasında, davacı konumunda yer alan ve eldeki davada davalı borçlu sıfatı bulunan şirketin lehine tapu iptal ve tesciline karar verilen ve temyiz aşamasında bulunan davadan feragat etmesi şeklindeki işlemin, o dosyanın davacısı lehine  dolayısıyla eldeki tasarrufun iptali davasında davacı aleyhine yapılmış bir tasarruf işlemi olduğu gözetilerek tasarrufun iptaline ilişkin davanın esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Taraflar arasında imza edilen paket tur sözleşmesinin ifa edilememesi nedeniyle karşılıksız kalan ödemenin tahsiline dair icra takibine vaki itirazın iptaline-
Bağımsız bölüm arsa sahipleri tarafından davalıya satılmış olup, borçlu yüklenici ile davalı arasında yapılmış bir tasarruf olmadığından davacının bu taşınmazla ilgili tapuların iptali ile yüklenici borçlular adına tescilini (tasarrufun iptalini) talep etmesinin mümkün olmadığı- Arsa sahiplerinden biri sözleşme uyarınca bu dairenin ½ sinin kendisine ait olduğunu, diğer yarısını para karşılığı yükleniciden satın aldığını,diğer bir dairenin ise teminat dairesi olduğunu ve henüz yüklenicinin sözleşme edimlerini yerine getirmediğini savunmuş olup, İİK. mad. 94 uyarınca açılan davanın kabul edilebilmesi için yüklenicinin arsa sahiplerine karşı olan edimlerini yerine getirmiş olması gerekeceğinden mahkemece, davalı arsa sahiplerinin savunmaları üzerinde durularak yüklenicinin sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirip getirmediğinin daha detaylı araştırılması gerektiği-
Davalı hakkında iflas kararının verildiği tarihi itibariyle vekilinin vekilliği sona erdiğinden, husumetin iflas idaresine yöneltilmesi sağlanılarak, İİK mad. 194'e göre işlem yapılması ve sonrasında da aynı Kanun'un 235. maddesine göre, davaya davalı yönünden kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerektiğinden, davaya devam edilerek, temsil kabiliyeti kalmayan davalı hakkında karar verilmeyeceği-
Yargılama sırasında davalının iflas ettiğinin mahkemeye hitaben yazılan iflas idare memurlarının yazısından anlaşıldığı, İ.İ.K.’nun 194. maddesi hükmü uyarınca müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları duracağından ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra davaya devam olunabileceğinden, mahkemece bu yasa hükmü gözetilmeksizin yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği-
Mahkemece, iflas tasfiyesinin ne şekilde yapıldığı hususu net olarak tespit edildikten sonra, basit usulle tasfiye yapıldığı anlaşılırsa dava İİK’nun 194. maddesi gereğince tatil edilmeyeceğinden ve davalı taraf da davayı takip etmediğinden davanın o tarih itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilmesi, tasfiyenin adi şekilde yapıldığının tespit edilmesi halinde ise 2. alacaklılar toplantısına kadar davanın tatiline karar verilerek 2. alacaklılar toplantısından sonra iflas idaresine tebliğinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalı borçlunun yargılama sırasında iflasına karar verilmesi halinde, dava takip yetkisinin davacı alacaklıya devredilip devredilmediğinin araştırılması, dava takip yetkisi alacaklı davacıya devredilmemiş ise iflas idaresinin usulüne uygun biçimde davaya dahil edilmesi, ondan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-