Süresinde icra dairesine itirazda bulunarak takibi durdurmuş olan borçlunun ayrıca icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurarak borca itirazda bulunmasının fuzuli bir işlem olduğu-
Örnek 7 ödeme emrini alan borçlunun süresi içinde icra dairesinin yetkisine itiraz ederek takibi durduktan sonra ayrıca icra mahkemesine başvurarak yetki itirazında bulunmuş olması halinde, icra mahkemesince “yetki itirazının reddine” karar verilmesi gerekeceği-
7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra yapılan itirazın sonuç doğurmayacağı, takip kesinleşmiş olacağından alacaklının takibe devam edebileceği-
İtiraz üzerine takibin durması sadece takip hukuku ile ilgili olup, borçlunun maddi hukuk anlamında borcun kesin olarak ortadan kaldırılmasını isteme hakkı bulunduğundan, “itirazın iptali davası” açılmasını beklemeden “menfi tespit davası” nı açmakta hukuki yararının bulunduğu-
İşlemiş faize faiz yürütülemeyeceğinin, icra müdürlüğünce doğrudan doğruya dikkate alınacağı-
Borçlunun yaptığı kısmi ödemelerin BK’ nun 84. maddesi (şimdi; TBK. mad. 100) de gözetilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonuçlandırılması gerekeceği-
“İtiraz” ile “şikayet” in birbirinden ayrı hukuki kurumlar olup, aralarında nitelik ve sonuç farkları bulunduğu, takibin esasına ilişkin olarak icra dairesine yapılan itirazın, icra mahkemesine yapılan şikayetin incelenmesine engel teşkil etmeyeceği-
Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kat maliklerinin borcundan dolayı, ana gayrımenkulun bulunduğu yerdeki icra dairelerinde takip yapılabileceği, bu yetki kuralının emredici nitelikte ve emredici nitelikte olduğu-
Süresinde yapılacak itirazın takibi durduracağı; yasal süreden sonra yapılan itiraz üzerine takibin durdurulması doğru olmayıp, alacaklının “şikayet” yolunu seçmesi gerekirken, icra mahkemesinden “itirazın kaldırılması”nı isteyemeyeceği-