Duruşma gününü bildirir tebligat davalı adına aynı konutta birlikte oturan şahsa tebliğ edilmiş olup, davalı adına tebligatı alan kişinin yakınlık derecesi de tebliğ evrakında gösterilmediğinden, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları da davalıya tebliğ edilmeden hüküm tesis edildiğinden hükmün bozulması gerektiği-
Gerek dava dilekçesi ve gerekse karar tebliği tarihlerinde adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adres bilgileri Uyap sistemi üzerinden incelendiğinde, davalının Mernis adresi olan "Bielefeld/Almanya” adresinde ikamet ettiği anlaşıldığından tebligatın bu adrese yapılması gerektiği-
Tebligat Kanunu'nun 10’uncu maddesine eklenen ikinci fıkra ile gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yolun benimsendiği, bu düzenlemeye göre, önce muhatabın bilinen en son adresine tebligat çıkarılması, bu adreste tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılması gerekeceği-
Dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren davetiyenin tebliği işleminde, adres kapalı olup muhatabın nerede olduğunun bilinmediği tespit edilerek tebliğ evrakı Muhtarlığa teslim edilmiş ve komşusuna haber verilmiş ise de davalının tebliğ adresinde ikamet edip etmediği, tevziat saatlerinden sonra adrese gelip gelmediğinin araştırılmadığı, tebligatta buna dair bir açıklamanın bulunmadığı, açıklanan nedenlerle tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemeyeceği-
Tebligat mazbatasında, muhatabın adreste bulunmama sebebi ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği tespit edilmediğinden, yapılan tebliğ işleminin uusulsüz olduğu (Teb. K. mad. 21/1, Teb. Yön. mad. 30)- Bu durumda, uyuşmazlığın "gecikmiş itiraz" (İİK. mad. 65) kurallarına göre değil, Teb. Kanunu'nun 32. maddesine göre çözümlenmesi gerektiği- Borçlu vekilinin "gecikmiş itiraz" deyimini kullansa bile, mahkemece, borçluya çıkarılan ödeme emri tebliğ işleminin TK'nun 21/1. maddesine uygun olup olmadığının araştırılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği-
Tebligat mazbatasını çıkaran merci tarafından Tebligat Yönetmeliğinin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmemesi durumunda, dağıtıcının tebliğ işlemini kendiliğinden Teb. K. mad. 21/2 uyarınca yapmasının kanuna aykırı olduğu-
Borçlu şirkete çıkarılan örnek 7 ödeme emrine ilişkin tebligat, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi gereğince yapılmış olup, borçlu şirketin adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerekmediği, adreste bulunmama nedeninin araştırılması hususunun, gerçek kişiler yönünden arandığı-
Tebliği çıkaran mercice tebliğ zarfına "Mernis adresine, TK'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına" dair tebliğ evrakı üzerine usulünce düşülmüş bir şerh bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı- Mahkemece, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesine ve buna göre borçlunun süresinde olan itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği-
Mernis adresi bulunmayan borçluya yapılan satış ilanı tebliğ işleminin, borçluya aynı adreste daha önceden yapılmış usulüne uygun bir tebliğ işlemi bulunmadığından usulsüz olduğu- Satış ilanı -usulüne uygun- tebliğ edilmemiş olduğundan ve , borçlunun, şikayet tarihinden daha önceki bir tarihte ihaleden haberdar olduğuna ilişkin bir bilgi de bulunmadığından, 13.03.2015 tarihli ihalenin feshi için  03.02.2016 tarihinde yapılan ihalenin feshi şikayetinin süresinde olduğu-