Satılan taşınmazın alıcı adına tescil edilebilmesi için, ihalenin kesinleşmesi gerektiği—
Ayrı ayrı parseller halindeki taşınmazlara ayrı ayrı kıymet takdir edilerek, ayrı ayrı saatlerde satılması gerekeceği—
Tapu sicilindeki «satış vaadi şerhi»nin tapu memuru tarafından icra dairesine bildirilmemesi sonucunda, taşınmazın şartnamede yer almayan «satış vaadi şerhi» yokmuş gibi satılmasından sonra, lehine satış vaadinde bulunulan kişinin alıcı aleyhine «tescil davası» veya «ihalenin feshi davası» açabileceği, aksi takdirde «ağır kusurlu» sayılacağı ve MK. 917’ye dayanarak Devlet aleyhine tazminat davası açamayacağı—
İhaleye katılıp ihaleye fesat karıştıran ve ihale üzerinde kalan kişinin, ihalenin feshini isteyemeyeceği–
İlanın şeklini, artırmanın biçimini, yer ve gününü; gazete ile ilan yapılıp yapılmayacağını icra müdürünün takdir edeceği—
Satış saatlerinin, «ilan», «şartname» ve «satış ilan suretlerinde» birbiri ile çelişir şekilde gösterilmesinin, yapılan ihalenin feshini gerektireceği—
Satışa çıkarılan daire yerine, başka dairenin kıymetinin takdir edilmiş olması halinde, iki daire arasında ihaleye ve kıymete etkili olabilecek farklılık bulunup bulunmadığı konusunda, bilirkişiye yerinde inceleme yaptırılması gerekeceği—
Şirkete ait satış ilanının, şirketten ayrılan ortağa tebliğinin usulsüz olacağı—
