Menfi tespit ve alacak davası-
Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı-Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yoksa anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak icra takibi var ise takip tarihinden, yok ise dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekeceği- Dava konusu olayda, davacı takip tarihinden önce ihtarname çekerek davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat edemediğinden, davacının işlemiş faizi talep etmesine olanak olmadığı, mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek talep edilen işlemiş faizin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Türk Borçlar Kanunu md. 117 uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı, muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekeceği- Dava konusu olayda, davacı davalıyı temerrüde düşürmediğinden, bu  itibarla asıl borca ancak dava tarihinden itibaren faiz  uygulanmasının zorunlu olduğu-
Davacının iş sözleşmesinin 27.09.2013 tarihinde işveren tarafından feshedildiği ve davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatının 30.09.2013 bordro ile işveren tarafından hesaplandığı, davalı işverenin, kıdem tazminatı açısından fesih tarihinde yasa gereği temerrüde düştüğü, ihbar tazminatı yönünden ise bordro ile bildirimde bulunduğundan, 01.10.2013 tarihinde temerrüde düştüğü, temerrüt gerçekleşmesine rağmen kıdem ve ihbar tazminatını ödemediği ve davacı işçinin 08.10.2013 tarihinde icra takibine geçtiği, ,icra takibi üzerine davalının ödeme emrini 09.10.2013 günü alması üzerine aynı davacının hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatını davacı adına banka hesabına yatırdığı ve aynı gün borcu olmadığını belirterek icra takibine itiraz ettiği anlaşılmakla, takipten önce bir temerrüt olduğu gibi borcun ödenmesinin takip başladıktan sonra gerçekleştiği de dikkate alınarak davacının kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceği ve ortada takip tarihi itibariyle muaccel ve temerrüde düşürülen bir alacak sebebiyle takibin durdurulmasını gerektiren bir itiraz bulunmadığı-
Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtar yazısı bulunmadığı, böylelikle davalının ödeme yapılmayacağını bildirdiği tarihlerde temerrüde düştüğü, cevap verilmediği belirtilen hastane baştabipliğinin yazısı ile ilgili tebliğ tarihinin belli olmaması nedeniyle ve dosya içerisinde bilgi ve belge bulunmayan miktar yönünden dava tarihi itibariyle davalının temerrüte düştüğü-
Zenginleşen, kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılmasının olanaklı olmadığı, sebepsiz zenginleşmede gecikme faizi yürümesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekeceği-
Davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken dava konusu paranın gönderildiği tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
İtirazın iptali davası-
İtirazın iptali davası-
Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.09.2011 tarih 2010/292 esas ve 2011/313 karar sayılı dosyası ile hüküm altına alınan 50.000 TL asıl alacağın fer’i niteliğindeki faiz alacağının tahsili istemi-