«Borca itiraz» dilekçesinin haçlandırıldığı tarihte «borca itiraz» edilmiş olunacağı—
«Evinde haciz yapıldığını» Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçede açıklamış olan borçlunun en geç bu tarihte hakkında yapılan takipten haberdar olmuş sayılacağı—
Borçlunun ödeme emrine itiraz (şikayet) dilekçesinde, ayrıca «tebligatın usulsüzlüğünü» de ileri sürmüş olması halinde, icra mahkemesinin, öncelikle, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olup olmadığını -dolayısıyla; itirazın (şikayetin) süresinde olup olmadığını- araştırması gerekeceği—
«Yetki itirazını kabulü» halinde mahkemece «takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisizliğine, icra dosyasının yetkili .... icra dairesine gönderilmesine» şeklinde karar verilmesi gerekeceği («Takibin yetki yönünden iptaline», «yetki itirazı nedeniyle ödeme emrinin yetki yönünden iptaline», «mahkemenin yetkisizliğine...» şeklinde karar verilemeyeceği)—
Hakkında iki ay süre ile icra mahkemesince konkordato müddeti verilmiş olan borçlunun, süresiz şikayet yoluyla aleyhine başlatılan takibin iptalini talep edebileceği—
İtirazın, icra mahkemesince «süre aşımı nedeniyle» reddine karar verilmesi halinde, borçlu aleyhine ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği—
Bilirkişi raporlarında tahrifat iddiası kabul edilmesine rağmen sırf davalının ceza davasında beraat etmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilemeyeceği-
İcra mahkemesince -borçlunun, «tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin şikayeti bulunmadıkça» -doğrudan doğruya tebligatın ususüzlüğünün dikkate alınamayacağı-
Ödeme emri «kendisine bizzat tebliğ edilmiş» gözüken borçlunun, daha sonra «takibi haricen öğrendiğini» iddia ederek, tebliğ tarihinin düzeltilmesini icra mahkemesinden isteyebileceği (bunu istemekte hukuki yararının bulunacağı), bu durumda, icra mahkemesince, öncelikle ödeme emri tebliğine ilişkin tebligat zarfındaki imzanın borçluya ait olup olmadığının usulen incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği—