Ticaret sicil kayıtlarına göre ............... tarihinde borçlu şirket hakkında tasfiyenin sonuçlandırıldığının, bu hususun da .................. tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğinin anlaşıldığı, tüzel kişiliğin sona ermesi için hem tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanmasının hem de ticaret sicilinden silinmesinin birlikte gerçekleşmesi gerektiği, ticaret sicil kayıtlarına göre borçlu şirketin tasfiye işlemleri tamamlanmakla birlikte şirketin terkin edilmediği, buna ilişkin ticaret sicil gazetesinde ilan bulunmadığı görülmekle, borçlu şirketin tüzel kişi olarak varlığını devam ettirdiğinin kabulü gerekeceği, o halde, işin esasına girilerek, bir karar verilmesi gerekeceği-
İlgili Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta müdürlüklerinin ….Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.nin 22.06.2015 tarihinde resen kaydının silindiğinin bildirildiği, davalının, dava tarihi itibariyle ticaret siciline kayıtlı ve tüzel kişiliği haiz iken, ticaret sicilinden terkin edilmekle hak ehliyeti ve bu suretle taraf ehliyetinin sona erdiği- Mahkemece, dava açıldıktan sonra terkin edildiği anlaşılan davalı şirketin ihya edilmesi için davacı tarafa süre verilerek şirketin ihyası için dava açmasının sağlanması, ihya gerçekleştikten sonra taraf teşkili sağlanmış olacağından bundan sonra yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak sicilden terkin edilmiş şirket hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu- Davalılar arasında müteselsil sorumluluğun bulunduğu ve belirlenen tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasının; ayrıca olay tarihi 27.06.2011 olmasına rağmen 27.06.2001 olarak gösterilmesinin doğru olmadığı-
Dava, ticaret sicilinden resen terkin olan şirketin ihyası istemine ilişkindir...
Temyiz dilekçesinin dava konusu şirketin tasfiyesini gerçekleştiren iflas idaresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğinin sağlanması gerektiği-
Terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açılan ihya davaları, ek tasfiye niteliğinde olup, mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda dava dilekçesinde belirtilen ilgili dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına (ek tasfiyesine), tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesince şirketin tümden ihyasına karar verilmesinin ve tasfiye memuru atanmamasının doğru görülmediği-
ihyası talep edilen şirketin 6102 Sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi uyarınca sicil kaydından re'sen.............. tarihinde terkin edildiği, son şirket yetkililerinin ..........., .......... ve ............. olduğu, davacının hizmet tespiti talebiyle dava açtığı, Anayasa Mahkemesi'nin Kanun'daki "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde" ibaresini iptal ettiği, artık davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma yerinin bulunmadığı, tasfiye memurunun istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği-
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir...
Tasfiye işlemlerinin kamu düzeniyle ilgili olduğu belirtilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince yapılan işlemlerin kamu düzeniyle bir ilgisi bulunmadığı-İhyası istenen şirket 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince resen terkin edilmiş ve davacı tarafından anılan geçici madde kapsamında şirketin ihyası talep edilmiş ise de menfaatler dengesi bakımından davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği-
Uyuşmazlık, davacının ihya istemekte hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır...