Davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan prime esas ücretin tespiti davasının, şirketin tasfiye nedeniyle terkin tarihinden sonra açıldığı, anılan dosyada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, ihyası talep edilen şirket tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicilden terkin edildiğinden, ek tasfiye zorunluluğu nedeniyle ihya isteminin hak düşürücü süreye tabi olmadığı, tasfiyenin tamamlanması nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında, tasfiyeden sonra açılan ve derdest bulunan davanın yürütülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ve şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği, Mahkemece bu gerekçelerle davanın kabulüne ve terkin öncesi tasfiye memuru olan davalı ...............'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının, ihyası istenen şirkete karşı açılan prime esas ücretin tespiti davasının hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı ve haklı olup olmadığı hususlarının ihya davasının konusunu teşkil etmediği-
İhya davaları, TKK m. 547''de düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda aynı maddenin 2. fıkrası gereğince tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken tasfiye memuru atanmamasının hatalı olduğu-
Davacıların kooperatifin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, ilk derece mahkemesi gerekçelerinin yeterli ve istinaf sebeplerini de karşılar nitelikte olduğu, hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalıların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı-
İhyası istenen kooperatife karşı yerel Asliye Ticaret Mahkemesinin ............. Esas sayılı dosyasında alacak davası açıldığı, dava tarihinin 05.11.2013 olduğu, ihyası istenen kooperatif hakkında dava bulunduğu halde kooperatifin tasfiye sonucu kayıtlı olduğu ................. Ticaret Sicilindeki kaydının 25.10.2019 tarihinde terkin edildiği, davacıların kooperatifin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunduğu-
Davacının kooperatifin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, ilk derece mahkemesi gerekçelerinin yeterli ve istinaf sebeplerini de karşılar nitelikte olduğu, hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davanın sonuçları arasında, o davada hükmedilebilecek alacak için girişilecek takipler, o takipler sebebi ile açılabilecek tasarrufun iptali, istihkak ve muvazaa davalarının da olduğu, bu kapsamda istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı-
Asıl ve birleşen davalar, davacının ihyasını talep ettiği şirket aleyhine açtığı iki ayrı davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ikame edilmiş olup davacı gerek asıl gerekse de birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde, bu hususu açıkça belirttiği ve her iki dilekçesinin talep sonucunda da açıkça ihya kararının derdest davayla sınırlı olarak verilmesini talep ettiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince talebi aşar şekilde şirketin tam ihyasına karar verilmesi doğru görülmediği gibi ihyanın ek tasfiye amacıyla talep edildiği gözden kaçırılarak tasfiye memuru atanmamasının da doğru görülmediği bozmayı gerektirdiği-
Dava, şirketin ihyasına ilişkin olup uyuşmazlık vekâlet ücreti ve yargılama giderleri istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden re'sen terkin olunan şirketin ihyası istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği sicilden terkin edilmiş olan dava dışı şirketin ihyasının gerekip gerekmediğine ve ihya halinde şirkete tasfiye memuru atanması ile yargılama giderlerinden sorumluluğa ilişkindir...
Ticaret sicil kayıtlarına göre ............... tarihinde borçlu şirket hakkında tasfiyenin sonuçlandırıldığının, bu hususun da .................. tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğinin anlaşıldığı, tüzel kişiliğin sona ermesi için hem tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanmasının hem de ticaret sicilinden silinmesinin birlikte gerçekleşmesi gerektiği, ticaret sicil kayıtlarına göre borçlu şirketin tasfiye işlemleri tamamlanmakla birlikte şirketin terkin edilmediği, buna ilişkin ticaret sicil gazetesinde ilan bulunmadığı görülmekle, borçlu şirketin tüzel kişi olarak varlığını devam ettirdiğinin kabulü gerekeceği, o halde, işin esasına girilerek, bir karar verilmesi gerekeceği-