Dava konusu şirketin ihyasına karar verilmiş ancak yazılı gerekçe ile tasfiye memuru atanmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2023 tarihli 2023/11-340 E., 2023/1236 K. sayılı ilamı ve Dairemizin yerleşik uygulaması (Dairemizin 21.02.2024 tarihli 2024/257 E., 2024/1352K. sayılı, 09.01.2024 tarihli 2023/6897 E., 2024/98 K. sayılı ilamları) gereğince terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince dava dilekçesinde belirtilen dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile tasfiye memuru atanmamasının doğru olmadığı- 29.05.2024 tarihli 32560 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16 ncı maddesi ile "...6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına aşağıdaki cümlenin eklendiği, “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.” düzenlemesine yer verilmiş olup anılan Kanun'un 23 üncü maddesinde bu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, bu durumda anılan hüküm uyarınca dava konusu terkin işlemi nedeniyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Dava dışı işçi .................tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanmış olup, bu tarih itibariyle dava dışı şirketin henüz tasfiye sonucu terkin edilmediği, tasfiye memurunca tasfiye işlemlerinin tüm hak ve borçlar dikkate alınarak yapılması gerekeceği, bu bağlamda önceki olay nedeniyle sonradan bağlanan gelire ilişkin rücuen alacak davasının, terkinden sonra açılmasının tasfiye memurunun işlemleri açısından sonucu değiştirmeyeceği, bu nedenle yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmayıp kararın bozulması gerekeceği-
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir...
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davalı kooperatifin, ek tasfiye işlemleri için davacının açmış olduğu dava ile sınırlı olmak üzere ticaret siciline yeniden tesciline karar verilmiş olmasına ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için önceki tasfiye memurlarının atanmış olmasına göre birleşen davalılar vekilinin temyiz sebeplerinin yerinde görülmediği-
Limited şirketin ihyasına ve münfesih duruma düşmesi nedeniyle tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği-
Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince dava dilekçesinde belirtilen dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekeceği-
Şirketin ihyası istemine ilişkin davada, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tasarrufun iptali davasının derdest olması nedeniyle tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyeceği- Şirketin ihyasına ilişkin davada da zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı-
Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince dava dilekçesinde belirtilen ............... Asliye Hukuk Mahkemesinin ................. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına (ek tasfiyesine), tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekeceği-
Davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine ............... tarihinde açılan ve bu tarihten itibaren devam eden iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasının ve icra takibinin şirketin tasfiye nedeniyle terkin tarihinden önce açıldığı/başlatıldığının anlaşıldığı, davalı tasfiye memuru şirket aleyhine açılan dava ve davacı lehine tazminata hükmedilen karar ve bu kararın infazı için başlatılan takip bulunmasına ve söz konusu dava ve icra takibinden haberdar olmasına rağmen şirketi usul ve yasaya aykırı olarak tasfiyesine karar verdiği ve tasfiye nedeniyle şirketi sicilden terkin ettirdiği, davacının alacağın tahsili için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince dava konusu şirketin ihyasına ve tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinin ve tasfiye işlemlerinin usulsüz yapılması sebebiyle dava açılmasına davalı tasfiye memuru sebep olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu-
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir...