6762 sayılı TTK.'nun 726. maddesini değiştiren 6273 sayılı Kanun'un 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde zamanaşımı süresinin 6 ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise 3 yıl olduğu-
Borçlu vekilinin, asıl şikayet dosyası ile birleşen itirazında ....... Aile Mahkemesi'nin 05/12/2012 tarihli tedbir nafakasına ilişkin ara kararına dayalı olarak .......... İcra Müdürlüğü'nün ......... E. sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takipte, takibin kesinleşmesi sonrası borcun kısmen ödendiği iddiası ile İİK 71/1. maddesi uyarınca takibin iptalini talep ettiği, yapılan ödemelerde nafaka borcuna ilişkin açık atıf yer almadığı gibi, aylık nafaka miktarı ve bu miktarın katları şeklinde ödeme bulunmadığı, yapılan ödemelerin nafaka borcuna ilişkin olduğunun da ispat külfeti üzerine düşen borçlu tarafından ispatlanamadığı anlaşılmış olup açıkça nafaka borcuna atıf bulunan 15/02/2013 tarihli 2.100 TL'lik ödeme yönünden şikayetin kısmen kabulü ile bu kısım yönünden takibin iptaline, kalan alacak kısmı yönünden itirazın reddine karar verilmesi gerekeceği-
İcra takibinin tarafı olmayan şirketin, icra takibine ilişkin zamanaşımı şikayetinde bulunması mümkün olmadığından istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, adı geçen yönünden de zamanaşımı gerçekleştiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmek suretiyle icranın geri bırakılmasına dair hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde; icra takibinin tarafı olmayan üçüncü kişilerin zamanaşımı şikayetinde bulunma yetkisinin (aktif husumet) bulunmadığı, takibin kesinleşmesinden sonraki evrede zamanaşımını kesecek işlemlerin ancak takibi ilerletmeye yönelik alacaklı işlemleri olduğu, taşınmaz takyidat listesi istenmesi gibi taleplerin takibi ilerletici nitelikte olmaması nedeniyle zamanaşımını kesmeyeceği ve son geçerli işlemden itibaren bonolar için öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek; İcra ve İflas Kanunu'nun 71/2. ve 33/a maddeleri uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken istemin reddinin usul ve yasaya aykırı bulunarak kararının bozulması gerektiği-
Takibi başlatan alacaklı banka tarafından takip alacağının önce, TMSF'ye, daha sonra da TMSF tarafından Varlık Yönetim A.Ş.'ye temlik edildiği, alacaklı bankaca yapılan takibin devamına ilişkin işlemler nedeniyle alacağın 3 yıllık zamanaşımına uğramadan TMSF'ye temlik edildiği, bu nedenle, alacağın, bu temlik tarihi itibariyle 20 yıllık zamanaşımı süresine tâbi hale geldiği, son temlik tarihinde de takibin devamına yönelik işlemler yapıldığı ve 20 yıllık zamanaşımının henüz gerçekleşmediği anlaşıldığından, " zamanaşımı nedeniyle" (İİK. mad. 71, 33-a) icranın geri bırakılması"na yönelik şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği-
Borçlu hakkında başlatılan icra takibinde, İİK. mad. 71 uyarınca, icranın geri bırakılması kararı verildiği ve kesinleştiği anlaşıldığından, tasarrufun iptali davasına bakan mahkemece davacı alacaklı tarafından İİK. mad. 33a/2 uyarınca açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılarak dava açılmış ise sonucunun beklenmesi, açılmamış olması halinde bu takip dosyası ile ilgili tasarrufun iptali davasının ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği-
İcra takibinin kesinleşmesinden sonraki devrede alacağın zamanaşımına uğradığına ilişkin şikayetin, her zaman icra mahkemesinde ileri sürülebileceği-
Borçlu, itiraz dilekçesinde zamanaşımının oluştuğunu iddia ettiği zaman dilimini belirtmemişse de, başvuru tarihi itibariyle henüz takibin kesinleşmediği, hukuki tavsifin ise hakime ait olduğu dikkate alındığında, borçlunun başvurusunun, İİK. mad. 168/5 kapsamında "takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin zamanaşımı itirazı" olarak kabulü gerektiği-
Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakta zamanaşımı süresi 10 yıl olduğu (818 s BK. mad. 125)- 31/10/2002 tarihinde borçluların doğrudan gelir destekleme bedellerinin haczinin talep edildiği, 04/02/2003 tarihinde taşınmazına ilişkin olarak kıymet takdiri yapıldığı, bu tarihlerden 09/12/2011 tarihli yenileme emrinin gönderilmesi ve haciz talebine kadar icra takibinin 10 yıldan fazla işlemsiz bırakılmadığı görüldüğünden takipte zamanaşımının gerçekleşmediği-
Borçlunun dayandığı belgeler her ne kadar alacaklı tarafından itiraza uğramamış ise de alacaklı; "toplamda 50.000 TL ödeme yapıldığını, birden fazla takip dosyası olduğunu, borçların tamamını karşılamadığını ve yapılan ödemelerin belgelerde bahsi geçen üç adet takip dosyasından ve çeklerden hangisine ilişkin olduğunun belli olmadığını, ödemenin şikayet konusu olmayan diğer icra dosyasına mahsup edildiğinin ilgili dosyaya bildirildiğini" belirtmiş olup, taraflar arasında birden fazla çeke dayalı icra takibi ve çek ilişkisi söz konusu olup menfi tespit davasında verilen cevap dilekçesinden de alacaklı vekilinin beyanının takibe konu çeklere ilişkin olup olmadığının belirlenebilir olmadığı, borçlunun ibraz ettiği belgelerdeki ödemelerin takibe konu çeklere ilişkin olarak yapıldığı"yönünde alacaklının "açık ikrarı" olmadığı gibi borçlu tarafından takip konusu çeklere ilişkin olarak açık atıf yapan uygun bir ödeme belgesi de sunulmadığından, mahkemece, borçlunun şikayetinin reddine karar verilmesi gerekeceği-