Kaza sonucu davacıların eşi ve annesi olan murisinin ölümünden duyulan üzüntü nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, 7.500,00 TL 'lik çocuğa verilen tazminatın düşük olduğu-
Davacının otobüsten inerken otobüsün aniden hareket etmesi nedeniyle ağır bir şekilde yaralandığı davada, 15.000,00-TL manevi tazminatın az olduğu-
Davalıların işleten/sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, kaldırımda yürüyen davacıya çarpmasıyla oluşan kazada davacının ağır biçimde yaralandığı belirtilen davada, 5.000,00 TL 'lik manevi tazminatın düşük olduğu-
Davacıların çocuklarının kullanmakta olduğu motorsikleti ile seyir halinde iken davalılardan birinin sevk ve idaresindeki diğer davalı şirkete ait kamyonla çarpışıp neticesinde vefat ettiği olayda, 22.500,00'er TL manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu-
Kazaya karışan aracı uzun süre kira sözleşmesi ile alan kiracının işleten olduğu- Davalı şirketin satış müdürü aracı "rıza ile" 3. kişiye teslim ettiğinden ve rıza hilafına bir durum olmadığından lliyet bağının kesilmediği ve şirketin işletenlik sıfatının devam ettiği- Davacının, dava açarken husumet yönelttiği şahısta kusuru bulunmadığından davalı lehine red vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiği- Olay tarihini kapsayan geçerli bir sigorta poliçesi mevcut olduğundan "işletenin işletenlik sıfatının kalkması" nın sigorta poliçesinin geçerliliğini ortadan kaldırmayacağı; sigorta poliçesi ve poliçe nedeni ile davalı sigortanın sorumluluğunun (K.T.K. 20/d-94. md.-107. ve vs. md. açıklanan bazı durumlar ayrık olmak üzere) devam edeceği-
Davacı anne için oğlunun ölümü ile ilgili olarak ve kızının yaralanması ile ilgili olarak yarı yarı manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ve toplamda 15.000,00 TL manevi tazminatın az olduğu- Kazaya neden olan "ticari araç" olup taşıma sözleşmesi bulunduğundan ticari temerrüt faizi de talep edilebileceği-
Davacıların kazada oğullarının yaralandığını, buna çok üzüldüklerini belirttikleri davada, davacı baba için 5.000,00 TL ve davacı anne için 5.000,00 TL manevi tazminatın bir miktar az olduğu- Yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmadığı, ıslahla dava dilekçesinde talep edilmeyen manevi tazminatın istenemeyeceği, dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat miktarının da ıslahla artırılamayacağı- Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresi, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu, tazminatın hesabında pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağı-
Davalının "davacının yolcu olduğu motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz olduğu, davacının bunu bilerek araca bindiği ve davacıda kask bulunmadığı" iddialarının -mütefarik kusurun bulunup bulunmadığı yönünde- araştırılması ve hükmün gerekçesinde tartışılması gerektiği- Davacının dava dışı üçüncü kişinin aracında taşınması ücretsiz de olsa, "çarpan araç işleteni ve sürücüsü olan davalılar yönünden hatır taşıması olarak kabul edilemeyeceğinden" tazminattan indirim yapılamayacağı- Trafik kazasından kaynaklanan cismani zararın tazmini konulu davada, hükmolunan 5.000,00 TL 'lik manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu-
Davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın kaldırımın yanında minibüs bekleyen yaya davacıya tam kusurlu olarak çarptığının savunulduğu davada, davacı lehine 7.000,00 TL 'lik manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu-
Davacının davalı idareye bağlı hastanede gördüğü tedavi sırasında hatalı müdahalede bulunulduğundan bahisle açtığı davada, davacı vekilince 13.11.2015 tarihinde davalı idareye 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 200.000,00 TL tazminatın ödenmesi istemiyle idari başvuruda bulunulmuş, başvuruya cevap verilmemesi üzerine de 09.03.2016 tarihinde dava açılmış olduğundan süresinde idare mahkemesinde dava açıldığı; işin esasına girilmesi gerektiği-
