TÜRK TİCARET KANUNU > - Ticaret Şirketleri > - Anonim Şirket > - Yönetim Kurulu > - B) Yönetim ve temsil > - III - Görevler ve yetkiler > - 3. Sermayenin kaybı, borca batık olma durumu > Madde 376 - a) Çağrı ve bildirim yükümü
Önce, şirket varlıklarının rayiç değerlerinin ve borca batıklığın tespiti, bu şartın mevcut olduğunun anlaşılması halinde de, iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının, somut verilere dayalı olarak, bilimsel şekilde değerlendirilmesi gerektiğinden, bu hususlarda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden önceki bilirkişi ve kayyım raporlarını, şirketin mali durumunu ve iyileştirme projesini değerlendiren; açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınıp, rapor içeriği 6100 sayılı HMK'nın 282. maddelerinde belirtildiği şekilde hukuksal değerlendirmeye tâbi tutularak bir karar verilmesi gerekmekeceği-
"Borçlunun aciz içerisinde olması" ibaresinin, İİK'nın 178. maddesinde sadece borçlunun müracaatıyla başvurulabilen doğrudan iflas sebepleri arasında sayılmış olduğu, somut olayda alacaklı tarafından borçlunun iflasının istenmiş olduğu gözetildiğinde bu ibarenin, dava dilekçesinin sonuç bölümündeki İİK'nın 179. madde hükmüne dayalı istemin dayanağı olarak kullanıldığının kabulünün gerektiği- Mahkeme kararının gerekçe bölümü ile hüküm sonucunun çelişkili olmasının, mahkeme kararlarının tereddüt doğurmayacak şekilde açık olması kuralına aykırılık oluşturduğu- Alacaklının dava dilekçesinde doğrudan iflas sebebini açıkça yazmasının gerekeceği, çünkü her doğrudan iflas sebebinin dayanağı olan vakıanın değişik olduğu ve bu vakıaların sonradan ileri sürülmesinin, iddianın, davanın genişletilmesi yasağına tabi olduğu- Bir sermaye şirketinin borca batıklık nedeniyle iflasının istenmesi halinde, bu durumun mahkemece re’sen tespitinin gerektiği-
Şirketin iflası istemine ilişkin davada, davalı şirketin yönetim kayyımının raporunu mahkemeye vererek istifasının davacı ve davalıya davadan önce tebliğ edilip, dava ve karar tarihi itibariyle davalı şirketin yönetim kayyımının bulunmadığından, davacının bu davayı açma ve takip yetkisinin bulunmayıp bu ehliyetin yönetim kayyımına ait olduğunun ileri sürülemeyeceği-
İİK’nun 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için aynı yasanın 179 ve 6762 sayılı TTK.’nun 324. (yeni 6102 sayılı TTK.’nun 376.) maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre ‘şirketin iflasının istenmesi koşullarının bulunup bulunmadığı’nın tesbit edilmesi gerektiğinden, öncelikle borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediği saptanıp sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerekeceği-
İİK'nın 179 ve TTK'nın 324. (yeni TTK. m. 376) maddeleri gereği iflasın ertelenmesi davalarında iyileştirme projesinin mutlak surette olması gerektiği-
İİK’nun 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için aynı yasanın 179 ve 6762 sayılı TTK.’nun 324. (yeni 6102 sayılı TTK.’nun 376.) maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre ‘şirketin iflasının istenmesi koşullarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğinden, öncelikle borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediği saptanıp sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerekeceği-
İflas erteleme davasında, konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından şirketin varlıklarının rayiç değerlerinin ve pasiflerinin tespit edilip borca batık durumda olup olmadığı, şayet borca batık durumda ise iyileştirme projesinin yeterli ve inandırıcı olup olmadığının tespit edileceği-
İflası istenen şirketin TTK.’nun 324 ve İİK.’nun 179. maddelerine göre borca batık olmadığı ve esas sermayesinin 2/3 ünün karşılıksız kalmadığı gerekçesiyle iflas isteminin reddine karar verileceği-