Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, bozmaya uygun olarak davacı-karşı davalı lehine vekalet ücretinin taktir edilmesi gerektiği- İlk hükmün bozulması nedeniyle, sonradan davacı tarafından yapılması gereken harç ve yargılama giderlerinin davalı-karşı davalıdan tahsil edileceği-
Feragatin, açıklandığı tarihte kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı, feragatten feragat etmenin mümkün olmadığı- Velayete ilişkin, çocukların bizzat ya da istinabe yoluyla eğitim, kültür, yaşam olanakları bakımından nerede yaşamak istediği konusunda bilgilendirilerek, tercihinin kendisine sorulacağı, gerektiğinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı niteliğindeki uzman veya uzmanlardan ortak çocukların anne ve baba yanındaki barınma ve yaşama koşullarını da değerlendirir içerikte sosyal inceleme raporu alınarak çocuğun menfaatine en uygun şekilde karar verilmesi gerektiği-
Bozma öncesinde kendisini vekil ile temsil ettirmeyen davacı lehine vekalet ücreti düzenlenmediği, davacının sonraki aşamada vekil tutup kendisini vekil ile temsil ettirdiği ve davası kabul edildiğine göre yararına vekalet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğu-
Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü sürenin işlemeyeceği, çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği- Somut olayda davacının davalı işyerinde kuruma bildirilen çalışmasının 01/03/2002 ile 31/05/2003 tarihleri arasında olduğu, 19/10/2001-24/01/2002 tarihleri arasında davalı işyerinden istifa etmesi nedeniyle hizmetin kesintiye uğradığının açık olduğu,bu tarih öncesinde davalı işyerinden Kuruma bildirim olmadığından 19/10/2001 öncesinin de hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, bu yanlışığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasının gerekmediği, davacı tarafından yapılan davetiye,müzekkere,baro pulu ve bilirkişi giderleri olmak üzere toplam 649,50 TL yargılama giderinin takdiren 324,75 TL sinin davalı Ltd.Şti.den alınarak davacıya verilmesine karar verildiği-
Yargıtay'ın düzelterek onama kararları, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi, bunun yanında düzelterek onama kararlarında harç alınacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmaması gerektiği-
Kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı-
Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı- Yok hükmünde olan ıslah dilekçesindeki talep miktarlarına göre karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığı-
8. HD. 26.04.2017 T. E: 2016/14395, K: 6261-
Bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değilse de; davacı vekilinin başvurma harcı yatırmak suretiyle ek dava mahiyetinde maddi tazminat isteminde bulunduğu ve ek dava mahiyetindeki bu istemin ise, TBK. mad. 146 gereğince, uygulanmakta olan 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra ileri sürüldüğü ve bu isteme karşı davalı tarafça süresi içerisinde zamanaşımı def’inin sunulduğu gözetilmek suretiyle, ek davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece hüküm altına alınan alacağa yasal faiz uygulanması gerekirken en yüksek banka mevduat faizi uygulanması doğru değilse de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, temyiz edilen hükmün buna ilişkin bölümünün HUMK'nun 438/7 (HMK'nun 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerektiği-