Mahkemece bozma ilamı sonrasında alınan ek bilirkişi raporunda maddi hata yapıldığı ve karardaki bu yanılgı bozma sebebi ise de; yargılamadaki makul süre ve dosyanın safahatı dikkate alınarak bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerektiği-
Davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığı ve belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasının uygun görüldüğü-
Mahkemenin, bozma kararına konu olan ilk kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilemediğinden karara dayanak teşkil eden davacı lehine olan aktüer raporunun hesap yöntemine ilişkin bozma kararı davalı lehine olduğundan ve davalının usuli kazanılmış haklarının kararda gözetilmesi gerektiğinden mahkeme hükmünün “fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına" ibaresine kararda yer verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın düzeltilerek onanması gerektiği-
Mahkemece, kendini vekille temsil eden davalı yararına, reddedilen maddi tazminat istemi yönünden maktu vekalet ücretinin altında kalmamak şartıyla nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu lazımeye uyulmayarak hatalı vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir ise de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerektiği-
İlk Derece Mahkemesince şirketin sınırlı olarak ihyasına karar verilmesine rağmen, davalı tasfiye memurunun istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle sınırlamanın kaldırılarak ihya kararı verilmesinin, kanuna aykırı olup bu yönden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmekte ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasının gerektiği-
Derece Mahkemesince davada birden fazla davalı olup, davanın reddine karar verildiği halde, karar ilam harcı, harç masrafı, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden hangi davalının sorumlu olduğu açıklanmadan "...davalıdan tahsiline..." şeklinde hüküm kurulmasının HMK.297/2ye aykırı olacağı-
Bölge Adliye Mahkemelerinin ilk derece mahkemesinin kararındaki hatayı HMK. nın 370. maddesinin 2, 3 ve 4. fıkralarında belirtildiği şekilde Yargıtay gibi düzeltme yaparak giderme yetkisi olmadığı, ilk derece mahkemesinin kararını gerekçesinde belirttiği nedenlerle kaldırarak, yeniden esastan bir karar verilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesinin kararını düzelterek, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği-
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesinin kararını gerekçe hatası nedeni ile kaldırıp, uygun gerekçe ile yeniden esastan bir karar vermesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin gerekçesini hüküm fıkrasında düzelterek karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Islahla artırılan akdi vekalet ücreti zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olduğundan, bölge adliye mahkemesince; davalılar lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'nin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nispi vekalet ücreti olarak belirlenmesi gerektiği-