Dava konusu taşınmazda kaydı düzeltilmek istenilen kayıt maliklerinden olan şahsa kayyım atanmasına ilişkin dosyanın getirtilerek incelenmesi, kolluk ve nüfus araştırmalarının yapılması, dava konusu taşınmazın ilk tesisinden itibaren tedavüllerini gösterir tapu kayıtları, tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle birlikte kadastro tutanağının getirtilerek incelenmesi, toplanan ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu taşınmazlarda adı geçenlerin kayıt maliki olmadığı, bu nedenle davacının bu parsel yönünden eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı- Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturmakta olup, bu tür talepleri tapu maliki ile tapu malikinin mirasçılarının isteyebilecekleri, ne var ki, davacının, mirasçısı olmadığı amcası oğlu hakkında dava açma sıfatının bulunmadığı-
Zabıta aracılığı ile taşınmazın bulunduğu köy ve komşu köylerde kayıt maliki adında herhangi bir kişinin tanınıp tanınmadığının, dava konusu yeri kimin hangi tarihten beri ne şekilde tasarruf ettiğinin araştırılmadığının, taşınmaz başında keşif yapılmadığının, Nüfus Müdürlüğü’nden tapu maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip başka kişi veya kişilerin olup olmadığının sorulmadığının görüldüğü, hâl böyle olunca, araştırma ve inceleme yapılarak talebe konu taşınmazın maliki ile davacı mirasbırakanının aynı kişi olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Eldeki dava, yeni Tapu Sicili Tüzüğü'nün yürürlüğe girdiği 17.08.2013 tarihinden önce 15.08.2012 tarihinde açıldığına göre, yeni Tüzük ile getirilen, " ilgililerin idareye müracaat etme ön şartını yerine getirmemiş olmaları halinde davanın dinlenebilme olanağı yoktur" şeklindeki ön şart kuralının eldeki dava bakımından uygulanabilmesinin mümkün olmadığı-
Tapu kaydında düzeltim istemli bir dava açmadan önce müdürlüklere başvuru yapılması zorunlu tutulmuş ise de, bu zorunluluğun müdürlüğün verdiği kararlara karşı itiraz yollarının tüketilmesi aşamasını kapsamadığı-
Soyadı Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce ölen kişiler soyadı alamayacaklarından, bunlar yönünden asıl olan nüfus kayıtlarına göre tapu kayıtlarının düzeltilmesi mümkün değil ise de, bu kişilerin tapu kaydında adı geçenlerle aynı kişi olduğunun tespitinin istenilmesinde hukuki yarar bulunduğu gözetilerek haklarında tespit kararı verilmesi gerektiği- Kaydı düzeltilmek istenen kişilere 427. maddesi uyarınca atanan kayyımın davada yer almasının sağlanması ve haklarında tespit hükmü kurulması gerekeceği-
Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırılması üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilen davada, kendisini vekille temsil ettiren Tapu Müdürlüğü hakkında vekalet ücreti yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden hüküm kurulmamasının doğru olmadığı-
Mirasbırakan Dudu Özer’in paydaşı ve maliki olduğu 684, 1437 ve 1567 parsel sayılı taşınmazlarda baba adı “A.” olması gerekirken “M. A.” olarak yazıldığını ileri sürerek baba adının “A.” olarak düzeltilmesini ve irtibatlı olması sebebiyle 530 parsel sayılı taşınmaz için açılan mahkemenin 2014/297Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine-
Tapu kaydında malik olarak görünen kişi ile davacıların mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti isteği-