Sermaye şirketlerinde tüzel kişilik perdesi aralanmadıkça ortakların şirket borçlarından dolayı şahsen sorumlu tutulamayacağı, bu itibarla iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerinin asıl işveren konumundaki tüzel kişilik yerine doğrudan şirket sahibine yöneltilmesinin pasif husumet yokluğu sonucunu doğuracağı- Hukuk muhakemesi kuralları çerçevesinde husumette yanılma hali kabul edilerek gerçek borçlu tüzel kişiliğin davaya dahil edilmesi amacıyla davacıya usulüne uygun şekilde kesin süre verilmiş olmasına rağmen bu emredici sürenin gereklerinin yerine getirilmediği- Taraf teşkili sağlanmadan ve maddi hukuk bakımından borçlu sıfatı bulunmayan şahıs aleyhine yargılamaya devam edilemeyeceği hususundaki mutlak hukuki illiyet bağı karşısında, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi yönünde tesis edilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu-

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırl ...