Bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemi- İlk derece mahkemesince raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan son raporda "senetteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı" hususunda bir kanaat bildirilemediği, bu nedenle ispat yükü davalıya ait ise de taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesinde de "...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile .. aleyhine başlatılan takipte taraflar aralarında anlaşmış olup, takipten doğan 06.02.2013 tanzim tarih 28.02.2015 vade tarih, 850.000,00 TL meblağlı bonodan kaynaklanan borç tamamen kayıtsız şartsız ... tarafından kabul edilmekle takip konusu alacak taraflar arasında protokole bağlanmıştır....." hususunun belirtildiği, davacı hakkındaki takibin 2015 yılında yapıldığı, ödeme emrinin 21.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sulh sözleşmesinin ise takibin kesinleşmesinden sonra yapıldığı, bu nedenle manevi baskıdan söz edilemeyeceği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/04/2022 tarih 2019/(19)11-557 Esas 2022/632 Karar sayılı ilamı)-

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının, müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibin kesinleşmesi üzerine müvekkilinin taşınmazları üzerine haciz konulduğunu, müvekkilinin davalının kayını olması nedeniyle uzlaşma ümidiyle hareket ...