İş mahkemesindeki dava devam ederken işveren şirketin iflas etmesi halinde mevcut davaya kayıt kabul davası olarak devam edileceği, işveren, iş mahkemesinde açılmış olan davadan önce iflas etmiş ise ticaret mahkemesinde kayıt kabul davasının açılabileceği-
22. HD. 27.02.2019 T. E: 891, K: 4516-
Mahkemece, işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarı tespitinin müfettişlerce, ancak, “ihale yoluyla” yaptırılan işler ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yaptırılan “özel bina inşaatı” işleri için yapılabileceği, bu iki hal dışında kalan ve uyuşmazlık konusu olan olayda, asgari işçilik miktarı tespitine ilişkin müfettiş işleminin ve tahakkukun yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı Kurumun tüm işyerlerinde ölçümleme hakkının bulunduğu açıkça ortada iken mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
İş sözleşmesinde açıkça "davalının, davacıyla aynı alanda faaliyet gösteren veya herhangi bir şekilde davacıyla rekabet hâlinde olan Ankara veya İstanbul sınırları içinde başka bir teşebbüste çalışmaması" kararlaştırıldığı- "Teşebbüs" ifadesinin İstanbul veya Ankara'da yer alan herhangi bir teşebbüse bağlı merkez ve şubeleriyle tüm ticari işletmeleri kapsadığı ve bu nedenle taraflar arasında akdedilen ve geçerli olan rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edildiği kabul edilerek ve bu ihlal nedeniyle sözleşmede belirlenen cezai şartın talep koşullarının oluştuğu nazara alınarak bu kapsamda yapılacak değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- "Taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinde yer alan ifadelerin dar yorumlanması gerektiği, aksi hâlde işçinin çalışma hürriyetini ihlal edebilecek sonuçların meydana gelebileceği, davalının Çankırı ilinde çalıştığının sabit olduğu ve bu nedenle rekabet yasağı ihlalinin söz konusu olmayacağı" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine-
Kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, prim, ücret alacaklarının ödetilmesine-
Davalıların birden fazla olduğu iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında davacının 6100 sayılı HMK'nun 7. maddesine göre yetki yönünden seçimlik hakkını, davalılardan birisinin yerleşim yeri iş mahkemesinde kullanmasının hukuka uygun olduğu-
Şu durumda gerekçenin genişletilmesi değil, değiştirilmesi söz konusu olmakla ortada direnme kararının bulunduğundan söz etmeye olanak bulunmadığı, mahkemenin direnme olarak adlandırdığı karar yeni hüküm niteliğinde olup; Hukuk Genel Kurulunun görev alanına girmediği, dosyanın yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmesi gerekeceği-
Sanık olan avukatın taahhüdü ihlal suçu nedeni ile hakkında yakalama kararı bulunduğu için duruşmalara gelemediğini, katılandan cüzi bir ücret alıp hesabından harcama yapmak zorunda kaldığını beyan etmesine karşın, yaptığı harcamaların nelerden ibaret olduğunu ispat edememesi, mazeret bildirmeksizin ve başka bir avukata yetki belgesi vermeksizin duruşmalara katılmaması, dosya içerisindeki ibranameden de anlaşıldığı üzere icra takibine konu alacağı tahsil etmiş olması ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin çok üzerinde olacak şekilde tahsil ettiği parayı mal edinmesi karşısında görevi ihmal ve hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçlarının oluştuğunun kabulü gerekeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.