Özel Dairenin ikinci bozma kararında belirtilen araştırmaların yapılmasının gerekip gerekmediği-
Davacı tarafından Belediyeden kiralanarak işletilen kafeteryaya ilişkin abonelik sözleşmesinden doğan fatura borcuna yönelik her iki tarafın da ticari işletmesine ilişkin davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu- Mahkemece; davanın "ticari dava" olarak kabulü ile öncelikle yargı yerinde ayrı asliye ticaret mahkemesi varsa görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, ayrı asliye ticaret mahkemesi yoksa, davaya asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması ve HMK. mad. 297/1-a uyarınca da, kararın asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla verildiğinin hükümde gösterilmesi gerektiği-
Kooperatif genel kurullarında aidat ödemelerinin geciktirilmesi halinde alınması kararlaştırılan gecikme zammının temerrüt faizi niteliğinde olduğu-
Feshin geçersizliğine ve işe iadesine-
İİK.'nin 50. maddesi göndermesi ile icra takipleri hakkında da uygulanması gereken, HMK.'nin 20. maddesi gereğince; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi ve taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurmaması sonucu, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak 'dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini' talep etmesi gerekeceği- Aksi takdirde, bu mahkemece 'davanın açılmamış sayılmasına' karar verileceği- Aynı kuralın, takip hukukunda da geçerli olduğu-
Davalı ve davacı tacir olup trafik kazasından oluşan hasarın tahsili için açılan icra takibine yönelik itirazın iptali için açılan davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği- Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği-
3. HD. 04.05.2017 T. E: 2015/19858, K: 6593-
2. HD. 03.04.2017 T. E: 2015/24918, K: 3741-
Kamulaştırma bedelinin artırılması-
İlk açılan menfi tespit davasının harç ve gider avansı eksikliği giderilmediği gerekçe gösterilerek usulden reddine karar verildiği, gerekçeli kararının taraflara tebliğ edilmediği, dolayısıyla kararın kesinleşmediği, aynı icra dosyasına konu, aynı talepli ve aynı davalıya karşı yeni bir menfi tespit davası açıldığı görüldüğünden, ilk  açılan menfi tespit davası henüz devam ederken  ikinci dava açıldığı gerekçesiyle bu davanın HMK 114/(1) gereğine derdestlik sebebi ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği- "İlk davada verilen usulden redde ilişkin hükmün niteliği de gözetilerek, bu hususun HMK’nın 115. maddesi çerçevesinde giderilebilir bir dava şartı olarak değerlendirilmesi ve gerektiği takdirde kararın kesinleştirilmesi konusunda davacıya kesin süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.