Davalı ve davacı tacir olup trafik kazasından oluşan hasarın tahsili için açılan icra takibine yönelik itirazın iptali için açılan davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği- Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği-
3. HD. 04.05.2017 T. E: 2015/19858, K: 6593-
2. HD. 03.04.2017 T. E: 2015/24918, K: 3741-
Kamulaştırma bedelinin artırılması-
İlk açılan menfi tespit davasının harç ve gider avansı eksikliği giderilmediği gerekçe gösterilerek usulden reddine karar verildiği, gerekçeli kararının taraflara tebliğ edilmediği, dolayısıyla kararın kesinleşmediği, aynı icra dosyasına konu, aynı talepli ve aynı davalıya karşı yeni bir menfi tespit davası açıldığı görüldüğünden, ilk açılan menfi tespit davası henüz devam ederken ikinci dava açıldığı gerekçesiyle bu davanın HMK 114/(1) gereğine derdestlik sebebi ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği- "İlk davada verilen usulden redde ilişkin hükmün niteliği de gözetilerek, bu hususun HMK’nın 115. maddesi çerçevesinde giderilebilir bir dava şartı olarak değerlendirilmesi ve gerektiği takdirde kararın kesinleştirilmesi konusunda davacıya kesin süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Haczedilmezlik şikayetine konu taşınmazın tapu kaydı üzerinde banka lehine ipotek tesis edildiği görülmüş olup, ipoteğin zorunlu ipotek olup olmadığı, ipotek borcunun devam edip etmediği ve haczedilmezlik şikayetine engel olup olmadığı incelenip değerlendirilmeden bir karar verilemeyeceği- Borçlunun mutlaka aynı semtte veya aynı büyüklükte bir evde oturmasının gerekmediği-
İhalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde Mahkeme davacıyı feshi istenen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum edeceği, konut finansmanından doğan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş olan alacakların takibinde söz konusu para cezasının oranının yüzde yirmi olmasının gerekeceği-
Dava, ortaklık sözleşmesine dayalı tescil istemine ilişkin olup sözleşmenin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.706 ve Borçlar Kanunu m.213 gereğince resmi şekilde yapılmadığı için geçerliliğinin bulunmadığı, mahkemece, tescile ilişkin istemin bu gerekçeyle reddedilmesi gerekirken TMK m.724 koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddinin doğru olmadığı- Davacı tapu kayıt maliklerinden biriyle yaptığı adi yazılı sözleşmeye güvenerek taşınmaz üzerinde bilirkişi raporunda gösterilen adet ve evsafta ağaç yetiştirmiş olup, ağaçların taşınmaza kattığı değer oranında davalılar sebepsiz yere zenginleştiklerinden, bilirkişilerden ek rapor alınarak, gerekirse mahkemece yeniden keşif yapılmak suretiyle davacı tarafından dikildiği belirtilen meyve ağaçlarının dava açma tarihindeki değerleri belirlenerek tazminine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme içeren bilirkişi raporu esas alınarak tazminat miktarının belirlenmesinin doğru olmadığı-
Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı şirkete '' aynı adreste birlikte çalışan ......'e tebliğ edildi.'' şerhi ile tebliğ olunmuşsa da bu kişinin şirket yetkilisi olup olmadığı belirtilmediği gibi adı geçenin yetkili temsilci olmaması durumunda hangi nedenle bu kişiye tebliğ yapıldığı da belirtilmediğinden yapılan bu tebliğ işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği-
Soybağının reddi davalarında en önemli delilin DNA testi olduğu harç yatırılmasa bile ayrıca masrafı daha sonra haksız çıkan taraftan alınmak üzere hazineden karşılanması suretiyle gerekli raporların temin edilebileceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
