Vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davasının görülebilmesi için, vasiyetnamenin açılıp okunmasından sonra itiraza uğramaması veya itiraz edilmiş ise buna ilişkin vasiyetnamenin iptali veya tenkisine yönelik davaların kesinleşmesinin gerekeceği-
Mahkemece öncelikle miras bırakanın "net tereke" hesabı yapılıp sonra sabit tenkis oranı belirlenmesi için uzman bilirkişiden ayrıntılı rapor alınarak, sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Vasiyetnamenin tenfizi talebiyle açılan davada, bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar vermesi gerektiği- 
Mirasbırakanın fiil ehliyetine haiz olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile saptanmış olduğu, tüm dosya içeriğine göre miras bırakanın vasiyetnameden rücu senedinin düzenlendiği tarihte iradeyi bozucu bir zorlamanın etkisi altında bulunduğu ve düzenlemeden sonra da bu etkinin sürdüğüne dair somut, şüpheden uzak bir delil olmadığı halde mahkemece aksi düşünce ile vasiyetnameden dönme sözleşmesinin iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu-
"Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile yapılan temliki tasarruf iptal olunmasa idi; vasiyetnamenin konusuz kalacak olduğu, oysa, tapu kaydı iptal olunduğundan" vasiyetin geçerliliğini koruduğu-
Muayyen mal vasiyetinin yerine getirilmesinin, miras bırakanın mirasçılarına karşı açılacak dava ile gerçekleşebileceği -
Vasiyetçinin okur yazar olup olmadığının vasiyetnameye yazılma-sının zorunlu olmadığı -
Müşterek mülkiyette hakkını kullanamayan paydaşın, buna izin vermeyen diğer paydaşın müdahalesinin önlenmesini isteyebileceği-
Vasiyetnamenin geçersizliğinin (bâtıl olduğunun) def’i yoluyla her zaman ileri sürülebileceği -
3. HD. 20.10.2016 T. E: 10519, K: 12160-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.