Vasiyetnamenin tenfizi talebiyle açılan davada, bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar vermesi gerektiği- 
Mirasbırakanın fiil ehliyetine haiz olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile saptanmış olduğu, tüm dosya içeriğine göre miras bırakanın vasiyetnameden rücu senedinin düzenlendiği tarihte iradeyi bozucu bir zorlamanın etkisi altında bulunduğu ve düzenlemeden sonra da bu etkinin sürdüğüne dair somut, şüpheden uzak bir delil olmadığı halde mahkemece aksi düşünce ile vasiyetnameden dönme sözleşmesinin iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu-
"Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile yapılan temliki tasarruf iptal olunmasa idi; vasiyetnamenin konusuz kalacak olduğu, oysa, tapu kaydı iptal olunduğundan" vasiyetin geçerliliğini koruduğu-
Muayyen mal vasiyetinin yerine getirilmesinin, miras bırakanın mirasçılarına karşı açılacak dava ile gerçekleşebileceği -
Vasiyetçinin okur yazar olup olmadığının vasiyetnameye yazılma-sının zorunlu olmadığı -
Müşterek mülkiyette hakkını kullanamayan paydaşın, buna izin vermeyen diğer paydaşın müdahalesinin önlenmesini isteyebileceği-
Vasiyetnamenin geçersizliğinin (bâtıl olduğunun) def’i yoluyla her zaman ileri sürülebileceği -
3. HD. 20.10.2016 T. E: 10519, K: 12160-
Resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memurun ve tanıkların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamayacağı-
Dava konusu vasiyetname düzenlenirken tanıklar, “mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını” beyan etmemiş olup; tanıkların TMK.nun 534/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde beyanı alınmaksızın işlem yapılmakla vasiyetnamenin bu haliyle kanunun aradığı şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmemiş olduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.