2. HD. 07.06.2018 T. E: 2016/20034, K: 7499-
Taraflarca Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine dayalı olarak açılan karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılamasında, Bölge adliye mahkemesince kadının lehine hükmedilen tazminatların miktarları, tefrik kararı ile ziynet alacağının reddine yönelik başvurunun incelenmemiş olmasının yerinde olmadığı-
3. HD. 01.10.2018 T. E: 2016/22289, K: 9254-
2. HD. 04.11.2024 T. E: 2023/1999, K: 8236
Ortada, sonucu başlangıçta öngörülebilen bir olay, yani sonuçta nikâh kıyılmaması olasılığı varken, hayatın olağan akışı içinde bunu iyi bildiği kabul edilen davacıya tazminat isteme hakkı tanımayacağı-
2. HD. 02.12.2024 T. E: 1834, K: 9364
Karşı dava dilekçesinde bulunmayan ve talep edilmeyen ziynetler yönünden ek dilekçe verilerek yeni talepler eklemenin (harcı yatırılmış olsa dahi) hukuken mümkün olmaması gerekeceği-
Özel dairenin, erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığına dair kusurlu davranışı sabit görerek tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusurlu davranışlarına ilişkin gerekçeyi onama kapsamında bıraktığı, eldeki davada özel dairenin; hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı ve eda hükmü niteliğinde olan tazminatlar yönünden ise hükmü bozduğu ve yeniden karar verilmek üzere dosyayı derece mahkemesine gönderdiği, böyle bir durumda derece mahkemesi bozmaya uyup takdir hakkını kullanarak yeni bir karar verebileceği gibi doğru bulduğu ilk kararında ısrar da edebileceği, ne var ki somut olayda olduğu gibi, Yargıtay’ın “onama” kapsamında değerlendirdiği kusurlu davranışın ispatlanmadığı gerekçesinden hareketle direnme kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Davacının, davaya konu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını, ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altında olacağı-
Davacı kadının, babasının düğünde kendisine hediye ettiği ve mülkiyeti babasına ait olan aracın evlilik birliğinin devamı sırasında koca tarafından satıldığını ileri sürerek, bu sebeple maddi tazminat talep etmesinin, Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından kaynaklanmayıp Borçlar Kanununda yer alan genel hükümlere tabi olduğu ve aile mahkemelerinin görevi dışında olduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.