Ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine dayanılarak açılan davanın, TTK hükümleri uyarınca ticari dava niteliğinde olduğu ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak taleplerini içerdiği gözetildiğinde, TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın usulden reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Davalının "yapılan havalelerin takibe konu çeklerle ilgili olmayıp, başka bir alacakla ilgili olduğuna" dair savunmasını yazılı delillerle ispatlaması gerekeceği, iddiasını yazılı delillerle ispatlayamayan ve yemin eda etmeyen davalı aleyhine davanın kabulü ile %40 kötüniyet tazminatına karar verileceği-
Menfi tespit davası-
Dava konusu çeklerin davacının, davalı bankadan kullandığı kredi borçlarının ödenmesini teminen temlik cirosu ile verildiği- Çeklerin ödenmeyen kredi borç bedellerine mahsup edildiğini, çeklerin teminat çeki olduklarına dair bir ibarenin bulunmadığı gibi çek tutarı ile ilgili herhangi bir hesapta bloke bulunmadığı- Davalının çek bedellerini tahsil etmesinin konkordato davasında verilen geçici mühlet hükümlerine aykırı olmadığı-
Davacının çeki dava dışı şirketten teminat olarak aldığının ve bu çeki kaybettiğinin ileri sürüldüğü davada, bilirkişi raporunda davacı ile dava dışı şirket kayıtlarının birbirini doğruladığının belirtilmesinin, davalı tarafın çeki kötü niyetle iktisap ettiği ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğu sonucunu çıkarmak için yetersiz olduğu-
Takip konusu çeklerin “teminat çeki” olduğunun, taraflar arasındaki sözleşme içeriğinden ve alacaklının cevap dilekçesindeki açıklamalardan anlaşılması halinde, mahkemece “takibin iptaline” karar verilmesi gerekeceği-
Teminat olarak verilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit davasında çekin bir ödeme vasıtası olduğu gözetilerek teminat olarak verildiği iddiasının borçlu tarafından ispat edilmesi gerektiği-
Mahkeme kararıyla inşaat sözleşmesinin feshine hükmedildiği, çek tarihi ve sözleşme tarihlerinin aynı olduğu, sözleşmenin feshi nedeniyle yapılan ödemelerin iadesinin gerekeceği, ödeme hesabına yapılmış olsa dahi çek lehtarı olmaması nedeniyle davacıya borçlu sıfatı yüklenemediği gerekçesiyle, davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Taraflar arasında aksine bir sözleşme olmadığı hallerde, çeklere dayanan takiplerde, alacaklının 3095 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca faiz olarak avans oranını talep edebileceği-
Sözleşmeye dayalı olarak bakiye alacağın tahsili istemi-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
