Maddi hataya dayanan bozma kararına uyulmasının usulü müktesep hak teşkil etmeyeceği- Borçluların takip dosyasından 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken bu takibi de kapsayacak şekilde davanın tümden (her iki takip yönünden) reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
22. HD. 22.10.2018 T. E: 14672, K: 22635-
8. HD. 22.06.2017 T. E: 2140, K: 9627-
Sigorta şirketinin dava konusu haksız fiil nedeniyle ödediği hasar miktarını halefiyet gereği haksız fiile kusuru oranında sebep olan davalı taraftan isteme hakkı olduğunun anlaşılmış olmasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı-
6356 sayılı Kanun’un 41 ve devamı maddeleri kapsamında olumsuz yetki tespitine itiraz-
Senet borçlusunun açtığı senet iptal davasının zamanaşımını kesmeyeceği- Keza ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, önceki davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması vs. davaları da zamanaşımını kesici nitelikte olmadığı- Kanundaki "dava" tabirinden maksat sadece eda davaları ise de, borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında, alacaklının savunmalarını bildirmesi durumunda, anılan davanın da zamanaşımını keseceğinin kabul edilmekte olduğu, bu bağlamda yukarıda belirtilen nitelikte olmayan istihkak, izale-i şuyu, kıymet takdirine itiraz, senet iptali, tasarrufun iptali vb. nitelikteki davaların zamanaşımını kesmeyeceği- Borçlunun gösterilen adresinde yapılan hacizde, haczi kabil malın bulunamamış olması halinde ilke olarak tutulan tutanağın aciz vesikası hükmünde olduğu- Borçlu, haciz yapılan adresten ayrılmış ve başka bir adreste yaşadığı biliniyorsa, borçlu haciz yapılan yerde bulunamadığı için haczi kabil mala rastlanmamasına ilişkin tutulan tutanak, şekli olup, yasanın aradığı anlamda kesin aciz vesikasının yasal sonuçlarını doğurmaya elverişli kabul edilemeyeceği-
Çek iptali için açılan davada TTK m. 758 uyarınca istirdat davası açması için mahkemece davacıya süre verilmesi üzerine davacı tarafından verilen süre içerisinde ise eldeki davanın açıldığı- TTK m. 792'ye göre açılan bu davada, davacının, dava konusu çekte keşideci, lehtar ya da ciranta sıfatıyla yer almadığı gibi meşru hamil olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı- Davacının sunmuş olduğu faturalarla dava konusu çeki dava dışı ilk ciroyu yapan şirketten aldığını ispat edemediğinden çekin yetkili hamili olduğunun söylenemeyeceği-
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir...
Mahkemece, “taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin düzenlendiği tarihin, borcun doğumundan önce olduğu” kabul edilerek, tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiş ise de, tapuda taşınmazın devir işlemi, borcun doğumundan sonra olduğundan ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tapuya alıcı adına şerh verilmesi halinde, sözleşmeden doğan hak güçlendirilerek daha sonraki hak sahiplerine karşı ileri sürülebilecek duruma geleceğinden, mahkemece satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edildiği tarihin araştırılarak, bu tarihin borcun doğumundan önce olması halinde davanın reddine, sonra ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği–
Davacı tarafından iptali istenen karar kooperatif yönetim kurulu kararı olup, mahkemece maddi hata ile genel kurul kararı ibaresi yazıldığı, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmeyeceği, kararın hüküm kısmının 1. bendindeki "Genel kurul" ibaresinin çıkartılıp yerine "Yönetim kurulu" ibaresi yazılarak hükmün bu şekilde düzeltilerek onanmasına-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.