İptâl davasının, "borçlunun aczinin gerçekleşmemesi" nedeniyle reddedilmiş olmasının, yasal koşullarının gerçekleşmesi halinde, yeniden açılan davanın reddini gerektirmeyeceği–
Tespit davasında, sadece tespit hükmünün verilebileceği- Tespit davasında verilen karar ile hukuki ilişkinin varlığının veya yokluğunun kesin olarak tespit edileceği- Bir tespit davasının kabule şayan olabilmesi için, bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının menfaatinin (hukuki yararının) bulunması gerektiği- Eda davasının açılmasının mümkün olduğu hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı-
Muvazaalı mal kaçırmaya ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davada İİK. mad. 283/1 kıyasen uygulanarak, tapu iptali ve tescile gerek olmadan, davacının alacağını alabilmesini sağlamak amacıyla, dava konusu taşınmazın haciz ve satışını işleyebilmesine olanak sağlayacak biçimde karar verilmesi gerektiği-
Borçlunun eşi adına yaptığı tasarrufun, borcun doğum tarihinden önce olduğu, açılan tasarrufun iptali davasının da 5 yıllık hak düşürücü süre gözetilerek açılması gerekeceği- Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi halinde, davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği-
Üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davasına karşılık alacaklı tarafından İİK. mad 97/17 gereğince, tasarrufun iptali davası açıldığı anlaşıldığından, tasarrufun iptali davasının bu dosya ile birleştirilerek taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 138/4 maddesi uyarınca; fonun alacaklı olduğu ve İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde, borçlular tarafından yapılan itirazların satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağı-
Davacının alacağının 10.04.2018 keşide, 22.05.2018 vade tarihli kambiyo senedinden (bonodan) kaynaklandığı, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştiği, ancak iptali istenen 22.03.2018 tarihinde yapılan araçların satımına ilişkin tasarrufların, borcun doğumuna sebep olan 10.04.2018 keşide ve 22.05.2018 vade tarihli senetten önce gerçekleştiği, iptali istenen araç satışına ilişkin tasarrufların takip konusu borcun doğumundan önce gerçekleşmesi nedeniyle tasarrufun iptaline yönelik dava ön şartı sağlanmadığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilecekleri, kötüniyetle redden söz edilebilmesi için, reddeden mirasçı­nın malvarlığının borcunu karşılamaya yetmediğinin sabit olması gerekeceği-
Taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında 1 mislinden fazla fark bulunduğu, iptale tabi olduğu ve bunun yanında davalıların müşterek tanıklarının beyanlarından davalıların aynı köylü olmaları sebebi ile birbirlerini tanıdıkları ve sürekli terminalde bulunan çay ocağında görüştükleri, hayatın olağan akışında bu denli sık görüşen ve aynı zamanda aynı köyden olan her makul insanın birbirinin borcu olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, dolayısıyla davalılardan ...'nin davalı ...'nin alacaklılarına zarar verme kastını bilebilecek durumda olduğu, ulaşılan bu sonucun gerek haciz tutanağı gerekse de davalı ... vekilinin beyanları ile sabit olduğu üzere .............. İcra Müdürlüğü'nün ................. esas sayılı dosyasında diğer borçlu ve aynı zamanda davalı ...'nin oğlu dava dışı ...'nin tasarrufu iptale konu taşınmazda ikamet ettiğinin sabit olması ile desteklendiği, zira tasarruftan sonra dahi taşınmazın borçlular tarafından kullanılmakta olduğu, borçlunun kira akdi ile taşınmazda oturduğu yönünde davalı tarafın itirazlarına ise kira akdinin adi yazılı nitelikte olup taraflarca her zaman düzenlenebilecek belgelerden olması sebebiyle itibar edilmediği sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
İİK 277. maddesinde sözü edilen iptal davalarının, borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açıldığı, oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçladıkları- İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı açılmış tasarrufun iptali davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği- BK 19 muvazaa hukuksal nitelemesine dayalı davalarda ise; 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerektiği- Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek bulunmadığı- İİK 277 ve devamına göre açılan tasarrufun iptali davalarında davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olmasının bir 'dava şartı' olduğu- Davanın dayanağı olan icra dosyasının, imha edilmek üzere ... Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmiş olmasının mahkemece değerlendirilmesi gerekeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.