Maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamayacağının kabul edilmesi gerektiği - İstirdat davasında takip dosyasında yapılan ödeme hangi para birimi üzerinden yapılmışsa o para birimi üzerinden hüküm altına alınması gerekeceği - Döviz cinsinden olan takiplerde kötü niyet tazminatına hükmedilirken Merkez Bankasının efektif satış kuru karşılığının rakamsal olarak belirlenmesi suretiyle %40'ı oranında tazminata hükmedilmesi ya da doğrudan %40'ı karşılığının rakamsal değerinin belirtilmesi ve istirdadına karar verilen USD cinsinden dövize Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faize hükmedilmesi gerekeceği -
Aleyhine açılan şuf’a davasını kabul etmiş olan davalının, daha sonra davacının şuf’alı payı başkasına satmayı vaad etmiş olduğunu kanıtlayarak, şuf’a davasının kabulüne ilişkin kararın yargılamanın iadesi yoluyla bozulmasını istemeyeceği-
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının 01.03.2000-31.12.2009 tarihleri arasında davalılar nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemi ilişkin eldeki davada mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olup olmadığı-
Tavzih istenebilmesi için hükmün kesinleşmesini beklemeye gerek yoktur. İlam tamamen icra edilinceye kadar tavzih istenebilir. Hüküm ancak onu vermiş mahkemece tavzih edilebilir. Dosya kapsamından, davalının soyadındaki karışıklık nedeniyle hükmün infaz edilemediği, mahkeme kararının infaz kabiliyeti bulunmadığı için müphem olan hükmün tavzihi talebinin reddine karar verilmesinin hükmün bozulmasına neden olacağı-
Bozma kararı sonrasında ancak direnme kararından önce davacı asılın vefat etmesi karşısında, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olması ve HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca tarafların dinlenmesi zorunluluğu bulunması nedeniyle, vekalet ilişkisi sona eren vekile tebligat yapılarak mirasçılar usulüne uygun şekilde davaya dahil edilmeden verilen direnme kararının usulden bozulması gerektiği-
Yargılamanın yenilenmesini talep edenin dilekçesinde belirttiği belgenin davanın tüm aşamalarında dosyada yer aldığını, ayrıca davalının diğer iddialarını ispatlar herhangi bir delil sunamadığı-
Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerekeceği, mahkemenin; duruşma gününü, kararını, bozma ilamını ve direnme kararını taraflara kendiliğinden tebliğ etmesinin ve taraf teşkilini sağlamasının usulün amir hükmü gereği olduğu-
Cumhuriyet savcısının bir hukuk davası açabilmesi veya hukuk davasına katılabilmesi ve bunun sonucu olarak bir hukuk mahkemesi kararını temyiz edebilmesi için bu hususlara olanak sağlayan bir kanun hükmünün varlığının zorunlu olduğu, ihalenin feshi davasında Cumhuriyet savcısının davaya katılmasına ya da verilen kararı temyiz edebilmesine olanak sağlayan bir kanun hükmü bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği-
6292 s. K. m. 7'de öngörülen "bedelsiz iade", olmadığı taktirde "tazminat" istemli ve terditli olarak açılan davaların klasik tapu iptali ve tescil davaları niteliğinde olmadığı- Çekişmeli taşınmazlar yönünden bedelsiz iade koşullarının mevcut olup olmadığının değerlendirildiği bu davaların tespit davası niteliğinde olduğu ve madde metninde açıkça "bedelsiz iade" denildiğinden, artık 492 s. K. m. 16 anlamında para ile ölçülebilen bir değer esasından bahsedilemeyeceği ve bu davaların maktu harca tabî olduğunun kabulü gerektiği- "Davanın mülkiyetin el değiştirmesine dayalı tapu iptali tescil davası olup nispi harca tabî olduğu" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
«Boşanma protokolü»ne dair: İlke olarak, taraflar arasında bir anlaşmazlığı hükme bağlayan ilamlara karşı tasarrufun iptali davası açılamayacağı, ancak boşanma davasında tarafların mal bölüşümü mahkeme tarafından belirlenmiş olmayıp, tarafların mahkemeye "anlaşma" şeklinde bildirdikleri iradeleri ile mal paylaşımı mahkemece yapılmış olduğundan, alacaklısından mal kaçırmak amacında olan borçlu bu yolla amacına uygun bir mahkeme kararı elde edebileceğinden, tasarrufun tarafları karı-koca olduğundan, boşanma protokolü ile (borçlu) koca tarafından karısına anlaşmalı boşanma sonucunda devredilen taşınmazlar hakkında tasarrufun iptali davası açılabileceği - "Anlaşmalı boşanma" sonucunda düzenlenen "boşanma protokolü" uyarınca, boşanan eşe devredilen taşınmazlar hakkında iptal davası açılabileceği–

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.