Borçlunun, hakkında ihtiyati tedbir kararı bulunduğuna dair iddiasının, İİK. 60/3. maddesinde belirtildiği gibi alacaklının takip hakkına ilişkin itiraz olup, bu itirazın İİK.'nun 62. maddesi uyarınca icra dairesine bildirilmesinin doğru olduğu-
İcra müdürlüğünden gönderilecek bir muhtıra ile kamulaştırılan taşınmazın tahliyesinin mümkün olduğu, bunun yerine örnek 14 numaralı tahliye emri gönderilmek suretiyle takip yapılmasının doğru olmadığı, tahliye ve teslim kamulaştırmanın doğal sonucu olduğundan tahliyenin gerçekleştirilmesinin takip yapılmasına bağlı olmadığı- Alacaklının icra mahkemesine başvurusu, şikayet niteliğinde olduğundan, mahkemece istemin "itirazın kaldırılması" olarak nitelendirilmesinin de hatalı olduğu- Kamulaştırma Kanunu m. 20/1, cümle son gereğince, "itiraz ve şikayetin boşaltmayı durdurmayacağı ve mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği"- İcra müdürlüğüne yapılan itiraz takibi durdurmayacağından istemin kabulüne ve takibin devamına karar verilmesi gerektiği-
İİK'nun 72/3 maddesinin 1. cümlesinin amir hükmü gereğince, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden ve davacıların talebi de, takibin tedbiren durdurulması yönünde olduğundan, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu-
Kiralananın gösterilmesine izin verilmesi istemiyle açılan davalarda, her somut olayın özellikleri ile bildirilen deliller değerlendirilerek mahkemece şartları oluştuğu kanaatine varması halinde, kiralananın gösterilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilebileceği-
İhtiyati tedbirin infazına ilişkin şikayeti inceleme görevinin, kararı veren mahkemeye ait olduğu-
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36.maddesi kapsamındaki nüfus kayıtlarında düzeltme istemi-
1086 sayılı Kanunun sadece temyize ilişkin hükümlerinin geçici olarak uygulanma olanağı bulunmakta olup, 6100 sayılı Yasa'ya göre geçici bir hukuki koruma müessesesi olan "ihtiyati tedbir kararları" hakkında bölge adliye mahkemeleri için öngörülen kanun yolunun temyiz yolu şeklinde yorumlanamayacağı-
Uyuşmazlık, sözleşmenin feshedilmesine dair kurum işleminin iptali ve muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir...
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257/1.maddesi gereğince harçlandırılan dava değeri olan miktarla sınırlı olmak üzere ve davacı tarafından alacağın %10'u oranında teminat yatırılması halinde geçici hukuki koruma niteliğinde ihtiyaten haczine, teminat alınması, kararın infazı, yetkili icra dairesinin belirlenmesi ve ihtiyati hacizle ilgili diğer işlemlerin yargılamanın devam ettiği ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,diğer talebe konu araçlar ise davalılar adına kayıtlı olmadığından araçlar yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Tapuda borçlu adına kayıtlı olan taşınmazlar hakkında, «tapu iptal ve tescil davası» devam ederken, alacaklı tarafından takip yapılıp bu taşınmazlar üzerine haciz konulursa; daha sonra tapu iptali ve tescili davasının üçüncü kişi lehine sonuçlanması halinde, taşınmazların hacizle yükümlü olarak üçüncü kişiye intikal edeceği–
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
