Borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla, üçüncü kişilerle yaptığı muvazaalı işlemlerin, iyiniyetli alacaklıların haklarını ihlal etmeyeceği (onlara karşı hüküm ifade etmeyeceği)-
Muris muvazaasından söz edebilmek ve 1.4.1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararını uygulayabilmek için temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığının kanıtlanması zorunlu olup; sırf bedelsizlik ya da alıcının yaşının küçük olması mirasbırakanın mal kaçırmayı amaçlamadığı durumlarda önem arz etmeyeceği- Somut olayda, dinlenen davacı tanıkları mirasbırakanın çocuklarıyla problemi olmadığını ve çocukları arasında ayrım yapmadığını; davacılardan ...’nin eşi, diğer davacıların da annesi olan ve 2014 yılında öldüğü anlaşılan ...’in temliki bilmemesi hayatın olağan akışına ters düşeceği; temliki bildiği halde yaşadığı sürece dava açmadığını bu nedenle; muvazaa iddiasının kanıtlandığından söz edilemeyeceği-
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine-
22. HD. 11.03.2019 T. E: 2016/7233, K: 5634-
Borçlu şirketin mâli müşaviri olan davacı üçüncü kişinin, «hacizden üç yıl sonra hacizden yeni haberdar olduğunu» ileri sürmesinin, hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği–
Davacı senedin sonradan doldurulduğunu ileri sürmüş ise de; açığa imzalı senet düzenlenmesi mümkün olup davacının senedin rızası dışı/anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat edemediği, davacı, ibranamedeki imzayı kabul etmemişse de; senedin cebir ve tehdit ile alındığı hususu ispatlanamadığı-
Mahkemece, davalının dayandığı avukatlık sözleşmesinin sonradan düzenlenmesi mümkün olduğundan tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağı-
Uyuşmazlığın, davacının davalıya ödünç para verdiği iddiasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında takibe konu meblağın iddia edildiği gibi ödünç mü yoksa davacının davalı şirkete sermaye borcu mu olup olmadığına ilişkin olduğu-
3. HD. 10.05.2016 T. E: 2015/10907, K: 7393-
Arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği, davalı işverenin ihtarnamesi ile davacıya aynı ücret ve haklar ile çalışma teklifi yapılıp, davacının işe iade talebini kabul etmediği anlaşılmış ise de, bu talebin dava şartı olan arabuluculuk sürecinin başlamasından (yani 1 aylık hakdüşürücü süre içerisinde arabulucuya başvurulmasından) sonra yapıldığı ve bu durumda işe davetle birlikte dava kabul edilmediği sürece sırf işe davet ve bu davete icabet etmemenin işe iade davasının reddini gerektirmeyeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
