Davacı senedin sonradan doldurulduğunu ileri sürmüş ise de; açığa imzalı senet düzenlenmesi mümkün olup davacının senedin rızası dışı/anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat edemediği, davacı, ibranamedeki imzayı kabul etmemişse de; senedin cebir ve tehdit ile alındığı hususu ispatlanamadığı-
Mahkemece, davalının dayandığı avukatlık sözleşmesinin sonradan düzenlenmesi mümkün olduğundan tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağı-
Uyuşmazlığın, davacının davalıya ödünç para verdiği iddiasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında takibe konu meblağın iddia edildiği gibi ödünç mü yoksa davacının davalı şirkete sermaye borcu mu olup olmadığına ilişkin olduğu-
3. HD. 10.05.2016 T. E: 2015/10907, K: 7393-
Arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği, davalı işverenin ihtarnamesi ile davacıya aynı ücret ve haklar ile çalışma teklifi yapılıp, davacının işe iade talebini kabul etmediği anlaşılmış ise de, bu talebin dava şartı olan arabuluculuk sürecinin başlamasından (yani 1 aylık hakdüşürücü süre içerisinde arabulucuya başvurulmasından) sonra yapıldığı ve bu durumda işe davetle birlikte dava kabul edilmediği sürece sırf işe davet ve bu davete icabet etmemenin işe iade davasının reddini gerektirmeyeceği-
Sözleşme serbestisi kapsamında taraflarca imzalanarak uygulamaya konan protokolün, söz konusu düzenlemesi gereği; ilaçların, hastaya teslim edilmek üzere alım tarihinden itibaren 60 günü geçecek şekilde eczanede bekletildiğinin saptanması, ceza uygulanmasına yeterli olup, maddenin ihlali için ilaçların başka kişilere satılması veya Kurumun zarara uğratılmasının aranmadığı, her ne kadar davacı tarafça cezaya konu reçetelerin tamamının, pandemi döneminde devamlı olarak ilaçlarını takip etmesini isteyip ilaçlarını müvekkile ait eczaneden alan hastalara ait olduğu, pandemi dönemi boyunca devam reçeteleri karşılanarak hastalara teslim edildiği ancak sisteme girildiği halde, devam eden pandemi nedeniyle gelip ilaçlarını alamayan hastaların bulunduğu ileri sürülmüş ise de; ülkemizde 2020 yılının Mart ayının 2. yarısından itibaren görülen Covid-19 virüsünün etkilerinin 01.07.2021 tarihine kadar devam ettiği, bu dönem içerisinde ülkemiz genelinde bir takım kısıtlamalar uygulansa da, pandemi sebebi ile insanların artık toplu olarak hareket etmek yerine bir kişi olarak dışarı çıktıkları ve bütün ihtiyaçlarını tek seferde karşıladıkları, özellikle hastane/eczane ve sağlık kuruluşlarına ulaşımın kısıtlama muafiyeti kapsamında yer aldığı, bu nedenle covid-19 etkilerinin devam ediyor olmasının mazeret olarak kabul edilemeyeceği-
Davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine-
Davacının oğlunun sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken rögar kapağına çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu yolun yapımından ve bakımından sorumlu olduğu belirtilen davalıdan araç hasar bedeli, mahrumiyet bedeli ve değer kaybının tahsili istemi-
Tapulamada tesbit dışı bırakılan taşınmazın tescili davasında; Medeni Kanun’daki zilyetlikle kazanmaya ilişkin ilan şartları yerine getirilmeli, taşınmazın tesbit dışı bırakılma nedeni ve niteliği araştırılmalı, tesbit dışı bırakılma işleminin kesinleşmesinden itibaren 20 yıllık yasal edinme süresinin geçip geçmediği belirlenmeli, davacının, tesbit dışı bırakılan parsele bitişik, Hazine adına oluşturulan tapunun iptali için açtığı ve kazandığı dava görülürken, tesbit dışı bırakılan yere itiraz etmemiş olmasının, hayatın olağan akışına ve deneyimlerine uygun düşmeyeceği de bilinerek karar verilmesi gerekeceği-
Bir kişinin doğmadan nüfusa yazılması söz konusu olamayacağından, doğum tarihinin davacının nüfusa kayıt tarihinden sonraki bir gün olarak tesbitine (yaşın bu şekilde düzeltilmesine) karar verilemeyeceği–
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
