Müşteki vekilinin, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine verdiği 28/07/2008 havale tarihli yazılı beyanının içeriği itibariyle şikayete konu eylemlerin işlendiğini öğrendiğinin kabulü gerekmekte olup, İİK'nun 347 inci maddesinde öngörülen üç aylık süre geçtikten soma 26/01/2009 tarihinde şikâyette bulunması nedeniyle müştekinin şikâyet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesinin yasaya aykırı olacağı-
Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline alacağın varlığına ve/veya miktarına yönelik itiraza ilişkin bir davanın kabulü halinde, sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın dava masrafları da dahil olmak üzere davacıya, alacağı nispetinde tahsisine, varsa kalan paranın ise davalıya ödenmesine hükmedilmesinin, sıra cetvelinin iptaline karar verilmemesinin gerekeceği-
Zabıta araştırması sonucu 10.11.2007 tarihinde ticari faaliyetine son verdiği anlaşılan sanık hakkındaki 20.05.2009 tarihli şikâyetin, İİK.'nun 347 inci maddesinde belirtilen her halde bir yıllık süre geçtikten soma yapıldığının kabulünün gerekmesi nedeniyle müştekinin şikâyet hakkının düşürülmesine karar verilmesinin gerekeceği-
Köyde ulaşım sorunu olmayan benzer yakınlıktaki köylerde veya Çine’nin daha mütevazi mahallelerinde, borçlunun ailesi ile birlikte oturabileceği bir evin asgari değerinin belirlenmesi gerekirken, köy halkının genelde kendi ihtiyaçları için ev yaptıkları, satma amaçlı konut inşaatı olmadığı, ancak yeniden yapılanmak üzere eski evler bulunan arsa ve arazilerin satılabileceği gerekçesiyle, borçlunun sosyal durumuna uygun olmayan, ilçe içindeki satılık sitelerdeki dairelerin bedellerini esas alan ve bozma kararında eksikliği belirtilen hususlara açıklık getirmeyen raporun baz alınarak karar verilmesinin doğru olmadığı-
4721 sayılı TMK'nun 705. maddesi ve Hukuk Genel Kurulu'nun kararı gereğince haciz tarihinde takipte taraf olmayan 3. kişi adına kayıtlı olan taşınmazın, borçlunun borcu için haczi mümkün bulunmadığından, somut olayda; satışa esas alınan kıymet takdirine esas haczin tapu sicil müdürlüğünce kaldırılan hacze ilişkin olduğu ve son hacze ilişkin yeniden kıymet takdiri yapılmadığı anlaşılmakla kaldırılan hacze dayalı kıymet takdiri esas alınarak ihalenin yapılması usulsüz olduğu gibi, taşınmazın satışa esas son haciz tarihinde borçlu adına tapuda kayıtlı olmadığı, takibin ve kaldırılan diğer tüm hacizlerin tarihlerinin tapu iptal tescil kararının kesinleşme tarihinden sonra olduğu da görülmekle, taşınmaz şikayetçi 3. kişi adına tapuda kayıtlı iken konulan son haciz ile de ihalenin yapılmasının usulsüz olduğu,
Ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte şirketin ödeme gücünün bulunduğunun belirlenmesi hâlinde, ödeme emrinde borcu ödemesi için gösterilen sürenin son gününün suç tarihi olarak kabul edilmesinin gerekeceği-
Limited şirket hissesinin şirkete tebliğ olunarak haczedilebileceği, haczin icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirileceği- Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabında borçlu şirketin sermayesine haciz konularak sicil kayıtlarına işlendiği bildirilmişse de, şikâyet konusu haciz müzekkeresinde şikâyetçi grekçek kişi borçlu olarak gösterildiğinden, şikâyette hukuki yararı bulunduğu- "Usulsüz olarak yapılan haciz işlemi borçlu şirket hakkında yapılmış olup, bu haciz işlemine karşı ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan borçlu şirketin şikâyette bulunduğu, borçlu şirket hakkında yapılan şikâyet konusu haciz işlemi ile borçlu gerçek kişinin ortağı ve yetkilisi olduğu limited şirketteki hissesinin haczedildiği sonucuna varılamayacağından, borçlu gerçek kişinin şikâyette hukuki yararının bulunmadığı" görüşünün Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, kişilik haklarına bir saldırı bulunması ve olayda haksız fiil unsurlarından hukuka aykırılığı ortadan kaldıracak bir nedenin mevcut olmamasının şart olduğu-H
Şikayetçi bankanın icra mahkemesine tarafına gönderilen haciz ihbarnamesinin İİK md. 89'a aykırı olduğu, haciz yazılarının zorunlu unsurları taşımadığı, Ör:20 haciz ihbarnamesi formatında da olmadığı belirtilerek icra müdürlüğünce haciz ihbarnamesine yönelik usulüne uygun yapılmayan işlem ve kararların iptaline karar verilmesi istemine ilişkin başvurusu; icra memur işlemini şikayet niteliğinde olup, husumet yöneltilmemesinin doğrudan istemin reddini gerektirmeyip, gerek görülürse mahkemece tebligat çıkarılmak suretiyle bu eksikliğin tamamlanabileceği-
Bilirkişi kurulu raporuna göre, dava konusu senet altındaki imzanın davacı borçlunun eli ürünü olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddi ile tazminat koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
