Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, kişilik haklarına bir saldırı bulunması ve olayda haksız fiil unsurlarından hukuka aykırılığı ortadan kaldıracak bir nedenin mevcut olmamasının şart olduğu-H
Şikayetçi bankanın icra mahkemesine tarafına gönderilen haciz ihbarnamesinin İİK md. 89'a aykırı olduğu, haciz yazılarının zorunlu unsurları taşımadığı, Ör:20 haciz ihbarnamesi formatında da olmadığı belirtilerek icra müdürlüğünce haciz ihbarnamesine yönelik usulüne uygun yapılmayan işlem ve kararların iptaline karar verilmesi istemine ilişkin başvurusu; icra memur işlemini şikayet niteliğinde olup, husumet yöneltilmemesinin doğrudan istemin reddini gerektirmeyip, gerek görülürse mahkemece tebligat çıkarılmak suretiyle bu eksikliğin tamamlanabileceği-
Bilirkişi kurulu raporuna göre, dava konusu senet altındaki imzanın davacı borçlunun eli ürünü olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddi ile tazminat koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
İİK.’nun 333a maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için sanığa (sanıklara) tebliğ edilen ödeme/icra emrinde borcun ödenmesi için verilen sürenin son günü itibariyle ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan sanıkların, kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmuş olmaları gerektiği-
İhale edilen malın muhammen bedelin üstünde bir bedelle satılmış olmakla beraber yapılan usulsüzlüğün malın daha yüksek bedelle satılmasını önlemiş ise (yani ihalenin feshi sebebi olarak dayanılan yolsuzluk yapılmamış olsa idi mal daha yüksek bedelle satılabilecek idi ise) malın daha yüksek bir bedelle satılamamış olmasından zarar görmüş olan ilgilinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunduğunun kabulünün gerekeceği-
İhalenin feshini isteyen şikayetçilerin, kendileri dışındaki diğer hissedarlara satış ilanının tebliğ edilmediği hususunu ileri süremeyecekleri-
Birden fazla icra takibi hakkında şikayette bulunulması halinde, kesinlik sınırının her bir icra takip dosyasındaki şikayete konu miktarlara göre belirleneceği-
İİK.’nun 4. maddesi gereğince takip hangi icra dairesinde başlamış ise, bu takiple ilgili itiraz ve şikayetlerin, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesince çözümleneceği; bu hususun kamu düzenine ilişkin “kesin yetki” niteliğinde olduğu ve icra mahkemesince “doğrudan doğruya” gözetileceği-
Son oturumda "duruşmaya gelmeyeceğini" bildirerek -ayrıca mazeret dilekçesi vermeden- "yokluğunda karar verilmesini" istemiş olan şikayetçi hakkında "şikayet hakkının düşürülmesine" karar verilmesi gerekeceği–
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
