Çekte lehtarın gerçek veya tüzel kişiyi ifade etmesinin gerekmediği (Bu durumun, çekin geçerliliğine etki etmeyeceği) -
Hamiline yazılı çeklerde takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almaması halinde ve bankaya ibraz için ciro edenin de son hamil olduğunun belirlenmesi durumunda, takip alacaklısının yetkili hamil olabilmesi için, ibrazdan sonra adı geçene -temlik hükmünde de olsa- bir cironun varlığının zorunlu olduğu—
Bonoya dayanarak, borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, mahkemece, İİK.nun 168/5. maddesinde yazılı 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçirilmesi nedeniyle istemin reddine karar vermesi gerekeceği-
Ciro silsilesi içerisinde yer alan alacaklının “yetkili hamil”olarak icra takibinde bulunabileceği-
Bonodaki imzanın inkarına karşı yapılan Adli Tıp Kurumu incelemesi neticesinde, bonodaki imzanın borçluya ait olduğunun tespiti sonucunda “davanın reddine” dair kararda isabetsizlik bulunmadığı-
Senedin «alacak miktarı»nı belirten kısımlardaki «Türk Lirası» sözcüklerinin çizilerek -ayrıca paraf edilmeden- «Dolar», «Mark» sözcüklerinin yazılması halinde, senedin geçerliliğini koruyacağı- (Not: Yüksek mahkemenin bu yöndeki kararları oldukça ilginçtir. Uygulamada henüz, yabancı para ile senet düzenlemek isteyenler için, ayrıca (özel olarak) basılmış «matbu senetler»e pek sık rastlanmamaktadır. Bu nedenle, «karşı oy» yazısında yer alan görüşün benimsenmesi pek çok takibin hatta senedin iptaline neden olacaktır. Senet lehtarının dikkatsizliğinden kaynaklanan bu sonucun oldukça ağır olduğu ortadadır. Bu nedenle, bu şekilde düzenlenmiş olan senetlerde, tarafların iradelerinin «yabancı para ile senet düzenlemek» yönünde olduğunu kabul ederek, yapılmış olan takipleri ve düzenlenmiş olan senetlerin iptali cihetine gitmemek -dolayısıyla Dairenin çoğunluk görüşünü benimsemek- bize daha uygun gelmektedir.)
Takip dayanağı çeklerin, arka yüzlerinin incelenmesinde muhatap bankaya ibrazı sonrasında bankanın sorumlu olduğu miktarın takip alacaklısına ödendiğinin muhatap bankaca şerh verildiği görüldüğünden, bu durumda alacaklının tahsil edilen kısmı çek bedelinden mahsup ederek ve kalan kısım yönünden takip başlatması gerekeceği-
Mahkemece yapılan yargılama sonunda “bononun teminat olarak diğer davalı lehtara verildiğini, bu durumun keşideci ile lehtar arasında ihtilafsız olduğunu, ancak hamilin kötü niyetli olduğunun, davacı keşideci tarafından kanıtlanamadığı, senet metninden anlaşılamayan def’ilerin iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğinden davanın reddine” karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
İstem dilekçesine ekli belgelere göre ihtiyati haciz talep edenin alacak kalemlerinin 6102 sayılı TTK'nın 1352. maddesine göre "deniz alacağı" hakkı veren alacak olduğu, yine aynı Kanunun 1353. maddesi uyarınca istem konusu alacağın "deniz alacağı" olması nedeniyle ihtiyati haciz talep hakkı bulunduğu- İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispat koşulu aranmayıp, yaklaşık ispatın yeterli olduğu ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesinin işin tabiatında bulunduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.