Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamayacağı veya tahsilini üstlenemeyeceği- Faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu- Faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağı- Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasa'nın 9/2. ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiği- Borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği- 6361 sayılı Yasa'nın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmadığı-
Takip dayanağı çek, süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğinden kambiyo senedi vasfını taşımadığı gibi, takip yapan alacaklının da takip yapmakta yetkili hamil olmaması nedeniyle, icra mahkemesince, itiraz eden borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Önce sadece senet lehdarı hakkında açılan olumsuz tesbit davasının, daha sonra senet hâmiline yöneltilemeyeceği (ancak, ayrıca dava açılabileceği)–
Bonoya dayalı ihtiyati haciz isteminde; yetkili mahkemenin; borçlunun yerleşim yeri, bonoda gösterilen ödeme yeri, bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, ciranta aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa, cirantanın yerleşim yeri mahkemesinin ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili olduğu-
Davalının cirantası olarak gözüktüğü, hamil davacının TTK'nın 647. maddesi gereğince davacı cirantanın aleyhine takibe geçebilmesi için ödememe protestosu çekmesi gerekirken bunu yapmamasından dolayı davacı cirantaya karşı müracaat hakkını kaybettiği gerekçesiyle davacının icra takibine konu 30.11.2007 vade tarihli 9.200 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından davacının %40 tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Mal karşılığı alınan çekin karşılıksız çıktığının ileri sürüldüğü davada, ıslah dilekçesi ile çek de davaya konu edilerek sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayanılmış olup, ıslah dilekçesindeki talep sonucuna göre de bir değerlendirme yapılması gerektiği- TTK. mad. 644 'e göre açılan davalarda sebepsiz zenginleşmediği ispat yükünün keşideci davalı üzerinde olduğu-
Tasarrufun iptali davalarındaki amacın, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamak olduğu- Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiş olup, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış olmadığı, kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bıraktığı, bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebileceği-
Takibe konu edilen bononun lehtarı ile keşidecisi arasında düzenlenen faktoring şirketinin müşterisinden teminat niteliğinde kıymetli evrak alabileceği düzenlendiği, İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince; icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re'sen inceleyerek takibin iptaline karar verebileceği-
Menfi tespit istemi-
Taraflar arasında “temel ilişki” bulunması halinde, davacı-alacaklının (davalının cirosu ile senedi elinde bulunduran davacının), zamanaşımına uğramış olan çeke “yazılı delil başlangıcı” olarak dayanıp, dava dilekçesinde belirttiği tanıkları da dinleterek “alacak davası” açabileceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
