'İhtiyati haciz kararı vermeye hangi mahkemenin yetkili olduğu'nun İİK.nun 258. maddesinin yollamasıyla aynı kanunun 50. maddesi uyarınca belirleneceği- Keşide yeri ve keşidecinin adresi ile muhatap bankanın A.'da bulunması halinde adresleri Uşak ve Urla olan lehdar ve ciranta hakkında A. dışındaki bir yerde bulunan mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararına yönelik yetki itirazının kabulü gerekeceği–
İİK. 170/IV uyarınca, alacaklının senedi takibe koymada «kötü niyetli» ya da «ağır kusurlu» olduğu kanıtlanmadıkça «imza itirazının kabulü» kararı ile birlikte, borçlu lehine -% 20- tazminata hükmedilemeyeceğinden, son ciranta tarafından, kendisine senedi ciro eden kişiden önceki lehtara karşı ya-pılan takiplerde, takipte bulunan ciranta (hâmil), senetteki ciro imzasının, senedi kendisine ciro eden kişiden önceki lehtara ait oup olmadığını bilebilecek durumda olmadığından «imza itirazının kabulüne» karar veren icra mahkemesinin ayrıca borçlu lehine -% 20- tazminata da hükmedemeyeceği—
Tasarrufun iptali davalarında; alacaklı davacının alacağının gerçek olması, kesinleşmiş bir icra takibi bulunması, alacaklının İİK.'nın 105. veya 143. maddesi uyarınca kat’i veya geçici aciz belgesi sunması, tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılmış olmasının dava ön şartlarından olduğu-
Alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunmayarak yeni bir rapor alınıp rapordaki çelişkiler giderilerek karar verileceği yerde tekrar önceki rapora dönülmek suretiyle karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olacağı-
Çekin kanuni süresinde yetkili hamil tarafından bankaya ibrazında, muhatap banka tarafından çek üzerinde yapılacak inceleme, Türk Ticaret Kanunu ve Çek Kanunu'nda yazılı hususlarla sınırlı olacağı- Muhatap banka tarafından çek hesabında yeterli karşılık varsa çek bedelinin hamile ödenmesinin zorunlu olduğu- Çek hesabında yeterli karşılık bulunmuyorsa, bu durumda yetkili hamilin talebi üzerine, Çek Kanunu'nun ilgili maddesinde yazılı hususlar çekin arkasına yazılmak suretiyle karşılıksızdır işlemi yapılmasının zorunlu olduğu- Çekin süresinde yetkili hamil tarafından muhatap bankaya ibrazında, şayet yeterli karşılığı bulunmuyorsa, bu durumda yetkili hamilin talebi üzerine, 5941 sayılı Kanun'un 3 maddesinin 4. bendinde yazılı hususların, çekin arkasına yazılmak suretiyle 'karşılıksızdır' işleminin yapılması gerektiği-
İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve muaccel olmuş bir alacağın alacaklısı, ihtiyati haciz talebinde bulunabileceğinden ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 161. maddesine göre, alacağın istenmesine engel mahiyette bulunan zamanaşımı, ileri sürülmedikçe hakim tarafından kendiliğinden göz önüne alınamayacağından, mahkemece, "ihtiyati haciz talebinin, 6102 sayılı TTK'nın 814. maddesi uyarınca alacaklı hamilin ciranta ve keşideciye karşı müracaat hakkının zamanaşımına uğradığı" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine" ilişkin karar verilemeyeceği-
İlk cironun lehtara ait olmaması halinde, ciro zincirinde kopukluk oluşmuş olacağı ancak lehtarın çekin “ikinci cirantası” olması halinde, lehtar da ciro zinciri içinde yer almış olduğundan, anılan bozukluğun “lehtar ile keşideci” arasındaki ilişkiyi etkilemeyeceği, fakat lehtarın kendisinden önceki kişiyi takip edemeyeceği-
Uyuşmazlık, haciz sıra cetvelindeki sıralara ve kendilerine pay ayrılan alacaklıların alacaklarının varlığına ve miktarına ilişkindir.
Poliçeyi kabul eden (muhatap) hakkında, protesto çekilmemiş olsa dahi, poliçeye dayanılarak takip yapılabileceği—
TTK.’ nun 589. maddesinde öngörülen “imzaların istiklali” prensibi uyarınca davacı keşideci çekteki ciranta imzasının adı geçen cirantaya ait olmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Yine TTK.’ nun 599. maddesi uyarınca hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi halinde şahsi def’iler hamile karşı ileri sürülebilir. Somut olayda davalı hamil çekteki ciro silsilesini gözeterek çeki devraldığı ve dosya içeriğinden çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı ve anılan yasa maddesi uyarınca “keşideci ile lehtar arasındaki şahsi def’ilerin iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği” gözetilmeden, mahkemece olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasının hükmün bozulmasına neden olacağı-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
