Hile hukuksal nedenine dayalı davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu- HMK. mad. 178 uyarınca, davalının zarar ve ziyanının karşılanması bakımından, mahkeme veznesine depo edilen bedel bakımından mahkemece hüküm kurulmamış olmasının bozma sebebi olduğu-
Örnek 4-5 ilamlı takipte alacaklı tarafından, 1.118.750,00 TL asıl alacak, 42.118,10 TL ilam vekalet ücreti, 8.562,21 TL yargılama gideri ve harç, 109,00 TL yargılama gideri ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.263.689,40 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, her ne kadar dayanak ilamda yabancı para (EURO) üzerinden hüküm verilmiş ise de alacaklının takipte tercihini "Türk Lirası"ndan yana kullandığı ve açıkça "TL" üzerinden takip başlatıldığından bu takip talebine uygun 03.03.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre şikayetin kabulüne dair yerel mahkeme kararının yerinde olduğu, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken takip talebinde alacaklının seçimlik hakkını alacağın fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden tahsilini istediği şeklinde kullandığı gerekçesiyle yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, davalı borçlunun aciz hâline, davalı borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olmasına, borcun doğum ve takip başlangıcı ile taşınmazların devir tarihleri itibarıyla yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesine, bu tür geçici hukuki korumalara ilişkin kararların nitelikleri ve öngörülen amaç itibarıyla dosya üzerinden ve taraflarca sunulan tüm deliller sunulmaksızın verilmesinin kanunun amacına aykırı olmamasına, İİK'nın 281/2. maddesi gereğince teminatın lüzum ve miktarının takdirinin mahkemesine ait olmasına, ihtiyati haciz kararının dava dilekçesinde gösterilen ve harçlandırılan miktarla sınırlı olarak verilmesine göre; verilen kararda, dosya içeriği ile usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesinin isabetli olacağı-
Ceza mahkemesince saptanan maddi olgular hukuk hakimini de bağlayacağından ceza davasının neticesi beklenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Trafik siciline kayıtlı araçların satışı noterlerce yapıldığından ve satış işlemleri sırasında trafik sicilinde herhangi bir şerh olup olmadığı araştırılmadığından, trafik sicillerinin tapu sicilleri gibi aleniyet prensibine tabi sicillerden olmadığı–
İlamlı takiplerde ‘takip dayanağı ilamın icra emri ekinde borçluya gönderilmesi gerekeceği’ne ilişkin –ilamsız takipler hakkında İİK’nun 58/3, 61/1 maddelerinde olduğu gibi- bir düzenleme bulunmadığı–
İcra takibinin asıl borçlu aleyhine açılması esas olmakla birlikte takip sonunda 3.kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğundan o kişi hakkında da takip yapılması gerekeceğinden ipotek veren 3.kişi ile asıl borçluya birlikte takip zorunluluğu bulunup, sadece asıl borçlu hakkında takip yapılıp daha sonra da ipotek verenin sonradan takip edilerek bu iki takibin birleştirilmesinin mümkün olduğu-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
