Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporu ile İtiraz Hakem Heyetinin ara kararı üzerine sunulan maluliyet raporunda, davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 23 olarak tespit edildiği, bu bakımdan davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik itirazının yerinde görülmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara davacı vekili tarafından itiraz edilmediği, bu nedenle usuli kazanılmış haklar gözetilerek davacı vekilinin güncel Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) hizmet dökümüne göre tazminat hesabı yapılmasına ilişkin talebinin yerinde görülmediği, davalı vekilinin hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiği-
4. HD. 14.06.2023 T. E: 2022/2481, K: 7969
Trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemi-
İİK'nun 50. maddesi yollaması ile kıyasen uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'nun 12. maddesinin karşılığı 6100 sayılı HMK'da bulunmadığından, ihtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra bu kararı veren mahkemenin bulunduğu yer icra dairesinin, sırf o yer mahkemesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi nedeniyle yetkili hale gelmeyeceği-
Dava konusu bononun -iddianın aksine- «taraflar arasındaki protokolde öngörülen bono olmadığını» ileri süren davalının, protokolde düzenlenen bonoyu ayrıca ibraz etmedikçe, savunmasının kanıtlanmamış sayılacağı–
Trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davada, davaya konu taşımanın ticari bir taşıma olmadığı, diğer bir ifade ile Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında bir taşıma olmadığı gözetildiğinde, kazaya neden olan araç için Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılma zorunluluğu bulunmadığından davalı Güvence Hesabı aleyhine açılan davanın reddi gerektiği- Kaza tarihine göre Zorunlu Koltuk F. Kaza Sigortasının uygulama alanı olmayan olayda Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortasının da uygulama alanı olamayacağından davacının Koltuk F. Kaza Sigortası yönünden isabetli şekilde talebinin reddine karar verilirken, hükmün kendi içerisinde çelişecek şekilde Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortası yönünden talebin kabulüne karar verilmesinin de doğru görülmediği-
İhtiyati tedbir nedeniyle yatırılan teminatların borçluya iadesine ilişkin hükmün İcra Müdürlüğünü bağlayıcı nitelikte olup, borçluya iadesine hükmedilen teminat mektuplarının haczedilmesinin mümkün olmadığı-
Davacı ile davalı borçlu şirket arasında satış vaadi sözleşmesi düzenlenmiş olduğu, davalı borçlu müteahhit firmanın yaptığı inşaat neticesinde kendi adına alacak taşınmazı 60.000,00 TL bedelle satıldığı, aldığı bedel karşılığında da bononun düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, alacağın dava konusu tasarruf tarihinden önce doğduğunun belirlendiği, dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli aşan farkın da bulunduğu-
Destek tazminatına ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davalının hesap edilen bu tazminattan %25 kusuru oranında sorumlu olduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.