Trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davada, davaya konu taşımanın ticari bir taşıma olmadığı, diğer bir ifade ile Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında bir taşıma olmadığı gözetildiğinde, kazaya neden olan araç için Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılma zorunluluğu bulunmadığından davalı Güvence Hesabı aleyhine açılan davanın reddi gerektiği- Kaza tarihine göre Zorunlu Koltuk F. Kaza Sigortasının uygulama alanı olmayan olayda Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortasının da uygulama alanı olamayacağından davacının Koltuk F. Kaza Sigortası yönünden isabetli şekilde talebinin reddine karar verilirken, hükmün kendi içerisinde çelişecek şekilde Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortası yönünden talebin kabulüne karar verilmesinin de doğru görülmediği-
İhtiyati tedbir nedeniyle yatırılan teminatların borçluya iadesine ilişkin hükmün İcra Müdürlüğünü bağlayıcı nitelikte olup, borçluya iadesine hükmedilen teminat mektuplarının haczedilmesinin mümkün olmadığı-
Davacı ile davalı borçlu şirket arasında satış vaadi sözleşmesi düzenlenmiş olduğu, davalı borçlu müteahhit firmanın yaptığı inşaat neticesinde kendi adına alacak taşınmazı 60.000,00 TL bedelle satıldığı, aldığı bedel karşılığında da bononun düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, alacağın dava konusu tasarruf tarihinden önce doğduğunun belirlendiği, dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli aşan farkın da bulunduğu-
Destek tazminatına ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davalının hesap edilen bu tazminattan %25 kusuru oranında sorumlu olduğu-
Davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı motosiklet sürücüsünün uğradığı maddi tazminat talebi-
Tazminat davası-
Dava konusu senedin ihdas hanesi bölümünde ihdas nedeni yazılı değilse talilden söz edilemeyeceğinden, davacının, bononun teminat amacıyla düzenlendiği iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği-
Davacı keşideci tarafından davalı lehtar aleyhine İİK.’ nun 72. maddesine dayanılarak çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemiyle açılan davada, çekin takibe konulmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu çek nedeniyle keşideci ve lehtar aleyhine icra takibine girişen yetkili hamil durumundaki dava dışı şirket tarafından tedbire itiraz edilmiştir. Tedbire itiraz eden menfi tespit davasının tarafı değildir. Davanın tarafı olmayan 3. kişileri etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemez. Mahkemece bu yönler gözetilmeden itiraz eden vekilinin itirazının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına neden olacağı-
İstihkak davalarında da borçlu tarafından ticari emtianın büyük bir bölümünün üçüncü kişiye devredilmiş olması halinde İİK.’nun -tasarrufun iptaline ilişkin- 280/3 maddesinin uygulama alanı bulacağı; mahkemece, üçüncü kişinin borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği sonucuna varılırsa, istihkak davasının alacaklı lehine sonuçlandırılacağı-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
