Alacaklının ipotek limiti ile sınırlı olarak takip yapabileceği, alacaklının teminat altına alınmayan kalan alacağı için kredi borçlusu hakkında yöntemine uygun olarak ayrı bir takip yapacağı-
Davalı tarafından imzalanan "teminat senedi" başlıklı belgenin, oğlunun borcuna karşılık taşınmaz devrini vaat ettiği ve bu belgenin TBK m. 196 anlamında bir borcun üstlenilmesi (dış üstlenme) sözleşmesi niteliğinde olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan somut olayda; taşınmaz devri vaadi resmi şekle tabi olduğu için bu kısım geçersiz olsa bile, asıl amaç borcun üstlenilmesi olduğundan sözleşmenin alacak talebi yönünden geçerliliğini koruduğu ve mahkemece işin esasına girilmesi gerektiği- "Davaya konu sözleşmenin ön sözleşme (TBK m. 29) mahiyetinde olduğu ve dolayısıyla bu sözleşmenin de ileride kurulması planlanan taşınmaz devri sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşıması gerektiği, resmî şekilde yapılmayan sözleşmenin geçerli kabul edilemeyeceği" şeklindeki karşı görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
İtirazın iptali istemiyle açılan asıl davada, asıl davanın davalısı-birleşen davanın davacısı yüklenici şirketin icra dosyalarında gönderilen 89/1 haciz ihbarnamelerine verdiği cevap da gözetilerek davaya konu asıl alacak miktarının likid nitelikte olup olmadığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 67/2 nci maddesi uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre asıl davada davacı-birleşen davada davalı taşeron şirket lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği- İcra inkâr tazminatına ilişkin somut ve gerekçeli herhangi bir temyiz sebebi ileri sürmediği gözetildiğinde direnme kararının onanması gerektiği-
Eldeki dava bedele dönüşmekle birlikte dava konusu takip dosyası kesinleşmediğinden, borçlu aleyhine açılan itirazın iptali davası derdest olduğundan ve İİK'nun  281/2  maddesi kapsamında dava şartları  yönünden yaklaşık ispat koşulları gerçekleşmediğinden davalı 3. kişinin malvarlığı üzerine konulması istenen ihtiyati haciz talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı-
İtiraz Hakem Heyetince davacı M. Korucu’nun mirasçıları usule uygun şekilde davadan haberdar edilerek mirasçılarına davaya devam edip etmediklerinin sorulması gerekeceği- Bu şekilde taraf teşkili sağlanmalı ve devam ettikleri takdirde başvuranın istemi sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğundan ölüm tarihine kadar hesap yapılması gerektiği-
Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan kasko tazminat istemi-
Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi-
Borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipoteklerin, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engelleyeceği, şikayete konu taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği anlaşıldığından, ipoteğin mesken kredisi, zirai kredi, esnaf kredisi gibi, zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olup olmadığının araştırılması gerekeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.