İflâstan önce paraya çevrilmiş olan taşınır/taşınmaz malların (ihale bedellerinin) iflâs masasına girmeyeceği; İİK. 138-144'e göre ihale bedelinin satılan taşınır/taşınmaz üzerinde haczi bulunan alacaklılar arasında paylaştırılması gerekeceği–
"Sıra cetveline itiraz davası" hakkında, hem icra mahkemesi ve hem de mahkemece "görevsizlik kararı" verilmiş olması halinde, davacının bunlardan birisini ortadan kaldırtması gerekeceği–
Mahkemece, iflas tasfiyesinin ne şekilde yapıldığı hususu net olarak tespit edildikten sonra, basit usulle tasfiye yapıldığı anlaşılırsa dava İİK’nun 194. maddesi gereğince tatil edilmeyeceğinden ve davalı taraf da davayı takip etmediğinden davanın o tarih itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilmesi, tasfiyenin adi şekilde yapıldığının tespit edilmesi halinde ise 2. alacaklılar toplantısına kadar davanın tatiline karar verilerek 2. alacaklılar toplantısından sonra iflas idaresine tebliğinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, şikayetçinin alacağının eşyanın aynından kaynaklandığı kabul edilmesine göre, şikayetin kabulüne karar verilmesinin gerekeceği-
Tapusuz taşınmaz malın zilyedi tarafından tapu dışı satışı ve alıcıya teslimi, yasaya göre hükümsüz olduğundan satıcının bu taşınmaz malı geri almağa yetkisinin olduğu-
Hakkında iflas kararı verilen koca aleyhine açılan nafaka dava-sında, husumetin iflas idaresine yöneltilmesi gerekeceği–
Davacı marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, ticaret unvanının terkini ile maddi ve manevi tazminat istemleri- 6769 s. Sınai Mülkiyet Kanununun, özel hükümlerle haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirdiği- Marka koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacak olduğu- Somut olay bakımından SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek talebin, haksız rekabete dair kısmı yönünden reddi gerektiği- Davalının iflasına karar verildiği ve tasfiyeye başlandığı anlaşıldığından, müflis şirket yönünden hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların 'iflas masasına kayıt ve kabulüne' şeklinde hüküm kurulması gerektiği- "Tasfiyesine başlanılmışsa da iflas kararı ile ilgili basit tasfiye kararı verilmiş olup 2. alacaklılar toplantısının yapılmadığı, davacı şirketin iflas masasına alacak kaydı talebi bulunmadığı anlaşıldığından, kayıt kabul davası olamayacağı" şeklindeki karşı görüşe itibar edilmediği-
Uyuşmazlık, dava dışı A.Ş.'nin, davalı şirkete ait hisselerinin davacı tarafça devralındığı hususunun pay defterine kaydı isteminin yerinde olup olmadığı ve davacının davalının ortağı sayılıp sayılmayacağına ilişkindir...
Taraflar arasındaki kayıt kabul davası-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.