Davalının kişisel mal iddiası usulüne uygun olarak ispatlanmadığından ve kişisel malın geliri de edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerektiğinden, TMK'nun 236.maddesi uyarınca, boşanma dava tarihinde banka hesabındaki paranın yarısı üzerinde davacının katılma alacağı bulunduğunun kabulüyle, davacının talep ettiği miktar da dikkate alınarak katılma alacağına karar verilmesi gerekeceği-
11. HD. 17.06.2016 T. E: 1786, K: 6775-
Önceki yönetim kurulu üyesine ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi- Şirket kayıt ve defterleri incelenerek davalının hangi tarihler arası şirket yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığı, görev yaptığı döneme ilişkin gerek davalıya gerekse aynı dönemlerde görev yapan diğer yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin genel kurul kararı bulunup bulunmadığı, fiilen ödeme yapılıp yapılmadığı, genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın geçmiş yıllarda alınıp alınmadığı, son genel kurul tarihi itibariyle davacı şirket ile davalı yönetim kurulu üyesi arasındaki alacak borç ilişkisinin şirket defterlerinde ne şekilde görüldüğünün değerlendirmesi gerektiği-
Davalı şirkette ortak olan davacının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi talebi- Dosyada bulunan SGK yazı cevabına göre davacı pay sahibinin, 2015-2017 yıllarına ilişkin prim borçlarını hissesine düşen oranda ödediği, davacının kâr payı almadığı ve şirketin 2016 yılı kaydi öz sermayesinin 729.619,85 TL olduğu, borca batık olmadığı halde, iki ortaklı şirkette, diğer hakim ortağın yönetici sıfatıyla şirket işlerinde gerekli özeni göstermemesinin sonucu olarak, şirketin prim borçlarını ödemek zorunda bırakılan küçük pay sahibi davacının ortaklığa devam etmesinin beklenemeyeceği-
Taşınırlarda mülkiyetin nakli için taşınırın teslimi gerekeceğinden (MK. 763) ve taşınırın zilyedi onun maliki sayılacağından (MK. 985); taşınır niteliğinde bulunan makinanın, davacı tarafından davalıya teslimi ve halen zilyetliğinin de davalıda bulunması karşısında, yasanın zilyet lehine koyduğu karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerekeceği–
Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesi gereğince davacıya ödemenin yapılıp yapılmadığı noktasında olup, davada ispat yükü, borç ilişkisini kabul etmekle birlikte ödeme iddiasında bulunan davalı tarafta olması gerekeceği-
4 nolu mesken yönünden katkı payı alacağı isteği-
Erkeğin hesabına yatırılan paranın eşten gizlenmiş olmasının, kadın lehine katılma alacağı hesabında dikkate alınmasını gerektirmeyeceği-
Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürüleceği, borçların ödeneceği, sermaye değerleri ortaklara iade edileceği ve geri kalan meblağın ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacağı- Ortaklar tasfiyeyi istememiş olsalar bile, ortaklık sona ermekle kendiliğinden tasfiye aşamasına girileceği- Tasfiyede sözleşme özgürlüğü esasının benimsenmesinin bir sonucu olarak ortakların; ortaklığın tasfiyesi bakımından kanundaki hükümlere uygun tasfiyeyi kendi aralarında anlaşarak gerçekleştirebileceği, ancak tasfiye husunda ortaklar anlaşamazlar ve tasfiye istemi ile mahkemeye başvururlarsa, bu durumda tasfiyenin mutlaka mahkeme tarafından bizzat gerçekleştirilmesi gerektiği-
Yokluğunda alınan haciz kararından ve istihkak iddiasından haberdar edilmeyen, İİK.nun 103. maddesi gereğince kendisine davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenemediğinden hukuki dinlenilme hakkını kullanabilmesi bakımından davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı 3. kişiye süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanıp birlikte değerlendirilmesinin ardından, gerçekleşecek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.