Davacı tarafa temyiz posta giderinin tamamlaması için verilen kesin sürenin yasa hükmüne uygun olması ve davacı tarafından da süresinde temyiz posta giderinin yatırılmaması nedeniyle yerel mahkemenin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılma yönünde karar vermesinde isabetsizlik bulunmadığı-
Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemi-
Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde yer alan düzenlemelerin; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte olmadığı, aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin -ve bu bağlamda vekalet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekeceği, Avukatlık Yasası’ndaki, “vekalet ücreti avukata aittir” biçimindeki düzenlemenin hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kural olduğu, bu yorum ve varılan sonucun aynı maddedeki “bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez” biçimindeki düzenleme ile de doğrulandığı,bu nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı-
Eksper raporu ile bilirkişi raporu arasındaki bariz çelişkinin giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağı-
Delil tespiti yolu ile alınan bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olan tarafın bu itirazını hüküm verilinceye kadar mahkemeye bildirebileceği- Tespit raporunun iddiayı ve savunmayı karşılayıp karşılamadığı ve hüküm kurmaya yeterli olup olmadığını denetleme işi hakime ait bir görev olduğu-
Aracın trafik kaydının silinip aracın hurdaya ayrıldıktan sonra, aynı cinsten aracın beş yıl içindeki ilk iktisabında muafiyet hakkının devam etmekte olduğu- Mahkemece, kasko sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin davada ÖTV düşülerek tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Tazminat davası-
Trafik kazası nedeniyle oluşan araç hasar bedelinin kasko şirketinden tahsili istemi-
Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin kooperatifin temsil ve ilzamı başlıklı 46. maddesine göre kooperatif adına düzenlenecek evrakın geçerli olması veya kooperatifi ilzam için temsile yetkili olanlardan ikisinin imzasının gerekli olduğunun belirtildiği, ayrıca ana sözleşmede yönetim kurulunun görevleri ile genel kurulun görevleri belirtilmiş olup, davacının asıl davaya dayanak yaptığı sözleşmeler geçerli olmayıp davalı kooperatifi bağlamayacağı, davacı da anılan sözleşmelerin davalı kooperatif genel kurulunda onaylandığını veya genel kurulda sözleşmede belirtilen şekilde kendisine taşınmaz verileceğine dair karar alındığını ispatlayamadığı, bu nedenle davacının asıl davaya ilişkin istinaf sebebi yerinde olmadığından asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine, birleşen dava, kooperatif üyesi olarak davacıya verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümün (2002 tarihli üyelik sözleşmesinin feshini öngören 2007 tarihli sözleşme ile verilmesi kararlaştırılan B blok 12 no.lu dükkanın) davacı adına tescili ile eser sözleşmesi ( asansör yapım) kapsamında vaat edilen ortak alanın kullandırılmamasından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, dayanak sözleşmelerin geçerli olduğu, davalı kooperatifi bağladığı, davacı tarafça ispatlanamadığından mahkemece verilen kararın sonuç itibarıyla usul ve yasaya uygun olması nedeni ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Taşınmazın davalı şirket tarafından kullanıldığı, mahkemece; davalı şirketin delil listesinde yer alan tüm delillerin eksiksiz toplanması, Milli Emlak Müdürlüğü elemanlarınca mahallinde tanzim edilen tutanakta yer alan tanıkların tespit edilmesi, davalı şirketin gösterdiği tüm delillerin eksiksiz toplanıp, tanıkların bildirilmesi için süre verilmesi, tüm deliller toplandıktan sonra, mahallinde uzman jeoloji, maden ve harita mühendislerinden oluşacak bilirkişi kurulu marifetiyle keşif yapılması, bu sahada faaliyet gösteren şirketlerin ruhsat sahalarının ve dava konusu taşınmazın hangi şirketin ruhsat sahası içinde kaldığının belirlenmesi, arazinin sular altında kaldığının saptanması durumunda, ne zamandan beri ve ne şekilde su altında kaldığı, su altında da olsa bu alandan kömür çıkarmanın mümkün olup olmadığının araştırılması, buradan kömür çıkarıldığının saptanması durumunda ne kadar süre ve kim tarafından çıkarıldığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
