Somut olayda, borçluya icra emri 25.04.2023 tarihinde tebliğ edildiğine göre, borçlunun borcun takipten evvel ödendiği iddiasına dayalı olarak 03.05.2023 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvurunun yasal yedi günlük süreden sonra olduğu ve tebligatın usulsüzlüğü şikayetinde de bulunmadığı görüldüğünden süresinde yapılmayan şikayetin süreden reddine karar vermek gerektiği-
Dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebileceği, yenileme dilekçesinin duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edileceği, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davaların, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılacağı ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağı-
Mahkemece, borçlu tarafça sunulan ödeme belgeleri İİK'nun 169/a-1. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığından (takip dayanağı senetlere açıkça atıf yapılmadığı), bu belgeler esas alınmaksızın sadece asıl alacağın fer'ileri yönünden gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verileceği-
Mahkemece, borçlunun borca itirazı kabul edildiğine göre, İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca kabul edilen miktar ve ferileri için takibin durdurulması yerine, takibin iptali yönünde hüküm tesisinin doğru olmadığı-
Mahkemece takip dayanağı senetlerden sadece biri üzerinde imza incelemesi yaptırılmasına rağmen diğer senetler içinde imza inkarı bulunduğu halde bu senetler üzerinde imza incelemesi yaptırılamadığı anlaşıldığından, mahkemece diğer senetler üzerinde de imza incelemesi yaptırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
İİK.nun 33/2. maddesine göre icra emri tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa imhale dayanan isteklerin mutlaka noterlikçe re'sen yapılmış belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmesinin gerektiği, her ne kadar taraflar arasında adiyen düzenlendiği iddia edilen protokolün, boşanma ilamı ile onaylanmış ise de, boşanma ilamı ve ferileri kesinleşmedikçe hüküm ifade etmeyeceği, nitekim anılan onay hükmünü taşıyan Aile Mahkemesi’nin boşanma kararının, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin ilamı ile davacının temyiz dilekçesinde yer verilen davadan feragati hakkında karar verilmek üzere bozulduğu, bu durumda borcun itfa edildiğinin, İİK. 33/2 maddesi koşullarında ispatlanmış olmadığı, icra mahkemesince şikayetin reddine karar verilmesinin gerekeceği-
ASKİ Genel Müdürlüğü 2560 SK. na tabi olup, 3533 SK. Kapsamındaki kurumlardan olmadığından tarafı olduğu uyuşmazlıkların 3533 SK. Çerçevesinde mecburi tahkim yoluyla çözülemeyeceğinin kabulünün zorunlu olduğu-
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi uygulamasına göre ibraname veya yıllık izin belgesi gibi borcu sona erdirebilecek belgelerin de kanun yolu aşamasında dahi ileri sürülebilmesinin mümkün olduğu- Davacının 6 tam yıllık çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmaması, hayatın olağan akışına uygun olmadığından hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacı asılın beyanı alınmadan sonuca gidilmiş olmasının hatalı olduğu-
Havale evraklarında açıklama da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davalı borçlunun borç aldığını ikrar etmiş olduğu kolluktaki ifade zaptı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.