Borçlunun itirazını ispata yarar, İİK'nın 169/1. maddesinin aradığı nitelikte bir belge ibraz edemediği, alacaklının bu konuda kabul beyanı da bulunmadığından, borca itirazın reddine karar verilmesi gerektiği-
Mevcut borca karşılık yeni alacak senetleri verilmesinin itfa sayılmayacağı-
Borçlunun borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, imzaya itirazını ve takibin müstenidi olan senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığına yönelik şikayetini yasal beş günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapması gerekeceği-
Borçlunun İİK'nun 71. maddesine dayalı olarak takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ödendiği nedenine dayalı itfa itirazının incelenmesinde; alacaklı tarafından imzası ikrar edilen sözleşmede, ödemenin yapılması halinde dosyanın işlemden kaldırılacağı kabul edildiğinden ve dosya borcu için ödemenin yapıldığı görüldüğünden, yine alacaklı tarafından imzası ikrar edilen ve grafolojı ve sahtecilik uzmanın raporuyla da söz konusu belgede tahrifat yapılmamış olduğu anlaşıldığından, tarafların anlaşmalarına uygun olarak ödeme yapıldığına göre dosya borcunun infaz edildiğinin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Hizmet tespiti davalarında çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşın, ücretin belirlenmesinde ispat serbestisinin bulunmadığı ve HMK'nın 200. maddesindeki parasal sınırı aşan ücret iddialarının yazılı delille kanıtlanması gerektiği; davacının imzasını taşıyan ve imza inkarına uğramayan ücret bordrolarının aksi ispatlanmadıkça geçerli kabul edileceği, buna karşılık davacı tarafından sunulan ve işverence kabul edilmeyen personel ücret çizelgelerinin tek başına yeterli delil olamayacağı, bu nedenle geçerli bordrolar esas alınarak ve ücret tutarının tanıkla ispat sınırının üstünde olduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden direnme kararının bozulması gerektiği- "Prime esas kazanç tutarı bakımından uyuşmazlık olan eldeki davada bireysel iş hukuku ve sosyal güvelik hukuku normlarının bordroya senet vasfı vermediği, ayrıca dosya içerisinde işverenin kaşesi ile işyeri yetkilisinin imzasının yer aldığı ücret ödeme cetvellerinin bulunduğu, öte yandan resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında iddianın her türlü delille ispatlanabileceği, vasıfsız işçi olarak çalışmayan davacının asgari ücret almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, gerekirse emsal ücret araştırması da yapılmak suretiyle gerçek ücretin belirlenmesi ve direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği" görüşünün Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-
İİK. 33’deki ‘itfa’ sözcüğünden sadece ‘ödeme’ anlaşılmayacağı, bunun yanında ‘ikna, bağışlama, af, terkin, takas, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi’ gibi alacağı sona erdiren her türlü hukuki sebebin, bu kavram içinde düşünülmesi gerekeceği–
Borçlunun ödemeye ilişkin olarak dosyaya bazı belgeler sunduğu görüldüğünden, mahkemece, borçlunun dosyaya ibraz ettiği belgelerin İİK. mad. 71/1 kapsamında incelenip değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
İİK. mad. 354 uyarınca müştekinin feragat etmesi veya borcun itfa edildiğinin sabit olması halinde dava ve bütün neticeleriyle beraber cezanın düşeceğinin belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, kanunda yer almadığı halde, "ayrıca borcu karşılayacak malın haczedilmesi halinde de dava ve cezanın düşeceğinin belirtilmesi"nin hatalı olduğu- Kendisini vekil ile temsil ettiren müşteki lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken müşteki vekili yararına hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.