12. HD. 09.11.2010 T. E: 14016, K: 26456-
Taraflar arasında düzenlenen protokolde dayanak senedin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, alacaklı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanları senedin teminat amaçlı alındığını kabul ettiği anlamına gelmediğinden, mahkemece çekin teminat senedi olduğuna dair itirazın reddi ile borçluların diğer itirazları incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu- Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi incelemesi yaptırılamayacağı-
Devre mülk sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle feshi ile ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince iadesi talepli açılan davalarda tesisin kullanım bedellerinin mahsup edilemeyeceği-
Takibin iptali talebine ve zaman aşımı itirazı talebine ilişkin somut uyuşmazlıkta; bononun ıslak imza ile imzalanmaması, kaşe imza ile imzalanması halinde kaşe basılan belgenin kambiyo vasfında sayılamayacağı ve alacaklının bono vasfında olmayan belge ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapamayacağına göre ilk derece mahkemesince İİK’nın 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesinin hukuka uygun olacağı-
Kefalet sözleşmesinin geçerliği bakımından eşin rızasının aranması yönündeki düzenlemenin aval veren hakkında uygulanamayacağı-
Senedin, keşideci bölümünde, şirket temsilcisinin (aynı kişinin) elinden çıkmış iki imzasının bulunması halinde ve imzalayanın şirket temsilcisi olması durumunda, imzalardan şirket kaşesi üzerine atılanın şirket adına, açığa atılan diğer imzanın da, imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, her iki imzanın kaşe dışında olması halinde de, birisinin şirket adına, diğerinin de aval olarak atıldığının kabulü gerekeceği, zira, senetteki borçtan sorumlu olmak için, keşidecinin tek imzası yeterli olup; birden fazla imza atılmasına gerek bulunmadığı-
Asıl dava ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali- Birleşen dava ipotek tesisi işleminin iptali talebi-
Hamilin keşideciye ve onun lehine aval verene karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için, bononun vadesinin gelmesinin gerekli ve yeterli olduğu- Bu durumda kefil hanesinde isim ve imzası bulunanların da aval veren sıfatına sahip oldukları gözetilerek, bu borçlu yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Davacının keşideci lehine aval veren sıfatını taşıması halinde, davacının aynı zamanda çek sahibinin vekili olmasının, dava konusu çekteki aval sıfatını kaldırmayacağı-
Davalı davaya konu bonoda aval veren konumunda olup zamanaşımına uğramış bonodan dolayı avalistin hukuki sorumluluğu bulunmadığından, avalist davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
