Uyuşmazlık, taraflar arasındaki kredisi sözleşmesinden doğan borcun davacının maaş hesabından kesilmesi işlemine karşı blokenin kaldırılması ve kesilen bedelin iadesi istemine ilişkindir...
Davacı-karşılık davalı Turcas’ın bu şekilde sahibi olduğu intifa hakkını taraflar arasında düzenlenen işletme sözleşmesi ile davalı-karşı davacı eliyle kullandığı, bağıtlanan işletme sözleşmesinin kapsamı ve yapılacak işin niteliği gözetildiğinde, davacı-karşı davalı lehine taşınmazda kurulan intifa hakkının, süresi itibariyle mülkiyet hakkını zedeleyici ağırlıkta olduğunun kabulünün mümkün olmayacağı, kaldı ki işletme sözleşmesinin feshedilmesinin intifa hakkını ortadan kaldırmayacağının da intifa hakkına ilişkin resmi senette açıkça düzenlendiği, tapuya tescil edilmiş bulunan intifa hakkını sona erdiren haller M.K. 720. maddede açıkça düzenlenmiş olup, somut olayda da intifa hakkının terkinini haklı gösterebilecek bir nedenin varlığının kanıtlanmamış olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekeceği-
Sözleşme Öncesi B.lendirme Formu kapsamında davacının sözleşme hükümleri hakkında bilgilendirildiğinin kabul edilmesinde hukuka aykırılık olmamakla birlikte sözleşmede bankanın tahsil edebileceği masraf ve komisyonlara ilişkin her hangi bir oran ve miktar belirtilmediği için bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan; erken ödeme komisyonu, ipotek fek ücreti, dosya masrafı v.b. adlar altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, bankanın yaptığı tahsilatların haklı olup olmadığı, tahsilatların miktarının uygun olup olmadığı, davacıya iadesi gereken tutar bulunup bulunmadığı hususlarında bankacılık hususunda uzman bilirkişiden rapor da alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İtirazın iptali davası bozma ilamına uyularak-
Çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemi-
Taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesi nedeniyle erken kapama komisyon ücreti iadesi istemi-
Davalı bankanın davacıya kullandırmış olduğu ticari kredi nedeniyle komisyon ücreti, kredi tahsis ücreti gibi giderleri sözleşme hükümlerine dahil etmesinin ticari kredi sözleşmesinin niteliği göz önüne alındığında genel işlem koşullarına aykırılık teşkil etmediği- Dava konusu kredi sözleşmesinde erken ödemeye dair düzenlemelere yer verilmediği, ticari krediler bakımından erken ifa halinde indirim talep edilmesini gerekli kılan bir düzenleme veya adet bulunmadığından esasında erken ifa halinin kredi borçlusunun lehine bir durum olduğu, diğer bankaların benzer türdeki kredi sözleşmelerinde erken kapama ücreti ve dosya masrafının benzer olduğu, fahiş olmadığı, davacının "kesinti oranlarının fahiş olduğuna" dair bir itirazının da bulunmadığı, alacaklı banka tarafından tek sefer de kesinti yapabileceği gibi, zamana bölmek suretiyle masraf adı altında alacağını tahsil edebileceği, önemli olanın mükerrer ve fahiş oranda kesinti yapılmaması olduğu anlaşıldığından, banka uygulmasının yerinde olduğu-
Danıştay 12. Dairesi'nin 28.10.2008 T. 4343/5507 sayılı kararında da bahsedildiği üzere, verilen iptal kararı ile iptali istenen idari işlemin tesis edildiği andan itibaren ortadan kalkacağı ve o işlemin tesisinden önceki hukuki duruma dönüleceği, ancak hukuka aykırılığı nedeniyle yargı kararı ile iptal edilen genel düzenleyici işlemin iptali ile bu genel düzenleyici işleme dayanarak tesis edilen bireysel işlemlerin uzun süre uygulanması, bu süre içerisinde kişilerin elde ettiği kazanımlarım geri alınmasının mümkün olmadığı durumlarda idari istikrar ilkesi ve kazanılmış hak kavramlarına aykırılık oluşturabilecek olması nedeniyle somut olay kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği- Somut olayda taraflar arasında özel hukuk sözleşmesi imzalanmış olup, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin ilgili hükmünün artık idari bir düzenleyici işlem formundan çıkıp, sözleşmenin bir hükmü hâline geldiği; dolayısıyla sözleşmenin bir normu hâline gelen HİGŞ’in ilgili hükmünün taraflar arasında uygulanmaya devam edilecek olduğu, bu kapsamda davacı tarafından sözleşme kapsamında düzenlenen hakedişlere usulüne uygun olarak itiraz edilmemiş olduğundan davanın reddi gerektiği- "Hizmet sözleşmelerinde ara hakedişlere itirazı düzenleyen HİGŞ'nin 42. maddesi hükmünün, tesis edildiği andan itibaren Anayasaya (silahların eşitliği ilkesine) aykırı olduğu, sözleşme özgürlüğü sınırlarını aştığı ve ispat hakkını ortadan kaldıracak şekilde delil sözleşmesi yapılamayacağına ilişkin yasa hükümlerine aykırı olduğu, anılan şartname hükümlerinin Danıştay tarafından iptal edilmiş olduğu ve düzenleyici işlem hakkında Danıştay tarafından verilen iptal kararının geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağı, derdest davada HMK 448. maddeye kıyasen kesinleşmiş bir işlem olmadığından usule ait bu değişikliğin derhal uygulanması gerektiği, somut uyuşmazlıkta dava, derdest ve kesin hükme bağlanmamış olduğundan iptal kararının sonucuna göre hareket edilmesi ve anılan şartname hükmü ortadan kalktığından diğer yasal delillerinin incelenmesi gerektiği" şeklindeki karşı oyun benimsenmediği-
İtirazın iptali davası-
Kullanılan kredinin erken kapatılması nedeniyle tahsil edilen erken kapama komisyonunun tahsili istemi-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
