Değişen alt işverenlerdeki çalışmanın hukuki nitelendirilmesi yapılırken, bir alt işverendeki çalışma süresinin sona erdiği ve diğer alt işverendeki çalışma süresinin başladığı tarih arasında 10-15 gün gibi makul süreyi aşan çalışma aralıklarının varlığının tespiti halinde artık işyeri devrinden söz edilemeyeceği- Davacının bu süreyi aşan bir kesintiden sonra başlayan çalışması, yeni bir iş sözleşmesine dayalı olup davacının kesintisiz kaç dönem halinde çalıştığı belirlenerek belirlenen çalışma dönemlerinin her biri için, o dönem için belirlenen çalışma süresi ve dönemin son bulduğu tarihteki ücret seviyesine göre zamanaşımı savunması da gözetilerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin alacaklarının hesaplanması gerektiği-
22. HD. 11.10.2018 T. E: 13516, K: 21915-
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine-
22. HD. 05.03.2019 T. E: 2018/15109, K: 4992-
Asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi hâlinde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirme” unsurunun gerçekleşmiş olması gerektiği, ancak mahkemece bu yönde yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu - Bu itibarla gerekirse uzman bilirkişi aracılığıyla mahallinde keşif icra edilmek suretiyle işin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirip gerektirmediği ve böylece davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesinin isabetli olduğu-
Feshin geçersizliğine ve işe iadesine-
Davalı ile diğer davalılar arasında asıl- alt işveren ilişkisi olduğu, davalı asıl işveren Belediye Başkanlığı ile son işveren ... Şirketi'nin davacının tüm alacak ve haklarından sorumlu olduğu ancak devreden davalı şirketin sorumluluğunun ise, devir tarihi itibariyle oluşan hizmet süresi ve ücretle sınırlı olacağı - Davacının ücret ve asgari geçim indirimi alacağı talebi, devreden şirketin ihalesinin bitiminden sonraki döneme ilişkin olduğundan, devreden davalı şirketin ihale bitiminden sonra ödenmeyen ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarından sorumlu olmadığı - Davacının fazla mesai yaptığı iddiasıyla fazla mesai ücreti talebi, tanıkların çalışma saatlerine ilişkin somut beyanlarda bulunmadan genel ifadelerle yetinmeleri dolayısıyla tanık beyanların fazla mesai yapıldığını ispata yeterli olmadığı-
Feshin geçersizliğine ve işe iadesine-
Davalılar arasındaki ilişkinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığı hususu mahkeme tarafından yeterli derecede araştırılıp değerlendirilmemiş olup, davalı Belediye'nin 5393 sayılı Kanun hükümlerine göre asıl işini alt işverene vermesi mümkünse de, bir iş verilmeyip sadece işçi temini söz konusu olduğunda artık asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz etmek mümkün olmayacağından, davacının ne zamandan beri davalı Belediye'nin işinde çalıştığının, ne iş ya da işler yaptığının belirlenmesi, daha sonra bu döneme ait davalılar arasında yapılan sözleşmeler getirtilerek, tanık beyanlarına başvurulması, gerekirse yerinde keşif yapılarak davalı ile Belediye arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığının belirlenmesi gerektiği-
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
