Davacının fiilen çalıştığı gün sayısına tekabül eden derece ve kademe bulunduktan sonra, davacının ifa ettiği işe göre toplu iş sözleşmesi hükümleri de dikkate alınarak belirlenen derece ve kademenin toplu iş sözleşmesi koşullarına göre arttırılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiği- Kararda davacının derecesi “9.” derece olarak kabul edilmiş olup “düz işçi” olan davacının pozisyon cetveline göre 01.03.2011 tarihi öncesinde en fazla “8.” dereceye yükselmesi mümkün iken davacının 01.03.2009 tarihinden itibaren “9.” dereceye yükseltilmesi nedeniyle hesaplamaların hatalı olduğu- İşyeri ve resmi kayıtlara göre davacının izinli, raporlu gibi fiilen çalışmadığı günler belirlenerek bu dönemler için hesaplama yapılmadan yıpranma primi alacağının belirlenmesi gerektiği
Davacının 6360 sayılı Kanun ile davalı Belediyeye devredildiği tarih ve sonrasında yararlanacağı toplu iş sözleşmesinin tespiti ile fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ve vekâlet ücreti-
Davacı işçinin kadroya alınmadan önce geçici/mevsimlik işçilikte geçen hizmet süresi dikkate alınarak derece ve kademesinin tespiti ile, buna bağlı olarak ücret, akdî ikramiye, ilâve tediye ve yıpranma primi fark alacaklarının tahsili istemini içeren eldeki dava, belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi? Davacının talep ettiği fark işçilik alacaklarının hesaplanabilmesi için, kanunda öngörülen kayıt ve belgeleri tutma ve işçinin bilgisine sunmakla yükümlü olan işverenin sunacağı bordrolara ihtiyaç duyulmakta olup fark ücret, akdi ikramiye, ilave tediye ve yıpranma primi alacaklarının belirlenebilmesinin muhasebe işlemini gerektirdiği- Davacının alacağı gerçek ücrete toplu iş sözleşmesi ile belirlenen zam oranları uygulanarak bulunacak miktardan işverence düzenlenen bordrolardaki ücret mahsup edilerek fark alacağın bulunacağı, bunun için de, iş yerinde kayıt tutma dolayısı ile belgeleme yükümlüsü olan işverenin sunacağı bordrolara ve kayıtlara ihtiyaç duyulduğu- Dört yıla yakın bir süreye ilişkin toplu iş sözleşmesi artışlarından kaynaklanan alacaklarını belirlemesi, davacı işçinin eğitim ve sosyal durumu dikkate alındığında kendisinden beklenemeyeceği gibi, söz konusu alacakların belirlenebilmesi için işverende bulunan bilgi ve belgelerin verilmesi ve tahkikata ihtiyaç duyulduğundan, mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi ve davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu-
Sigortalı hakkında Sosyal Sigortalar Kurumunca sürekli iş göremezlik gerekmez biçiminde rapor düzenlendiği, hiç kimse kendi yararına olacak bir davayı açmaya zorlanamayacağı (H.U.M.K.m.79) kuralı karşısında mahkemenin "Sosyal Sigortalar Kurumunun hasım gösterilmesi gerektiği" yönündeki direnme gerekçesinin uygun olmayacağı, o halde Özel Dairenin uyuşmazlığın mahkemece sonuçlandırılması gerektiği yönündeki bozma gerekçesinin yerinde olacağı-
Davacının 6360 sayılı Kanun ile davalı Belediyeye devredildiği tarih ve sonrasında yararlanacağı toplu iş sözleşmesinin tespiti ile fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ve vekâlet ücreti-
17/08/2004 tarihi itibariyle belediye işçisi olduğunun tespitine ilişkin davada; davacı kayden dava dışı Y... Birliği işçisi olmasına rağmen işe girdiği 17.08.2004 tarihinden itibaren davalı Belediye Başkanlığı’nın işyerinde çeşitli birimlerinde çalıştırılmış olup davalı ile dava dışı birlik arasında ise 01.06.2009 tarihinde işbirliği protokolü yapılmış ve ekipman ve personel ihtiyaçlarının birbirlerinden temin edeceklerini belirttiği, bu protokol niteliği itibari ile karşılıklı olsa da hizmet ve personel alımı nedeni ile hukuki olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu hususun geçici işçi temini olarak nitelenemeyeceği, zira bir geçici süre olmadığı gibi davacı sürekli olarak davalı Belediye hizmetlerinde çalıştırıldığı, asıl alt işveren ilişkisinin unsurları da bulunmadığı, zira belirli süreli hizmet alımı olmadığı gibi davacı tüm belediye hizmetlerinde çalıştırıldığı, bunın bir işçilik temini niteliğinde olduğu, davacı kayden dava dışı birlik işçisi görünse de devamlı şekilde davalı işyerinde davalıya hizmet verecek şekilde çalıştırıldığından davacının temadi ettiğinden uzun süre bu şekilde çalıştırılmasına ses çıkarmamasının, dürüstlük kuralına da aykırı olmadığı, dürüstlük kuralına aykırı davrananın işçi değil, bizzat geçici iş ilişkisi veya asıl alt işveren ilişkisi kurallarına aykırı işçi çalıştıran davalı işveren olduğu, davacı başlangıçtan itibaren davalı işçisi olduğundan, davanın kabulü yerine reddinin hatalı olduğu-
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir...
Davacının fiilen yaptığı işe göre olması gereken derece ve kademesinin tespiti ile buna göre fark alacaklarının bulunup bulunmadığı-
Davacının istek konusu dönemde yıllar itibarıyla hangi sürelerle çalıştığı belirlenmeli, ara verme sürelerinin 29.02.2005 öncesi için her defada 10 günü aşıp aşmadığı, bu tarih sonrası için ise yıl içindeki ara vermelerin 35 günden az olup olmadığı belirlenmeli, buna göre toplu iş sözleşmesi ile protokoller çerçevesinde emek zammından yararlanma koşulları her bir dosya bakımından araştırılmasının gerekeceği-
HGK. 07.05.2019 T. E: 2017/4-1460 , K: 526-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
