Sigortalı hakkında Sosyal Sigortalar Kurumunca sürekli iş göremezlik gerekmez biçiminde rapor düzenlendiği, hiç kimse kendi yararına olacak bir davayı açmaya zorlanamayacağı (H.U.M.K.m.79) kuralı karşısında mahkemenin "Sosyal Sigortalar Kurumunun hasım gösterilmesi gerektiği" yönündeki direnme gerekçesinin uygun olmayacağı, o halde Özel Dairenin uyuşmazlığın mahkemece sonuçlandırılması gerektiği yönündeki bozma gerekçesinin yerinde olacağı-
Davacının 6360 sayılı Kanun ile davalı Belediyeye devredildiği tarih ve sonrasında yararlanacağı toplu iş sözleşmesinin tespiti ile fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ve vekâlet ücreti-
17/08/2004 tarihi itibariyle belediye işçisi olduğunun tespitine ilişkin davada; davacı kayden dava dışı Y... Birliği işçisi olmasına rağmen işe girdiği 17.08.2004 tarihinden itibaren davalı Belediye Başkanlığı’nın işyerinde çeşitli birimlerinde çalıştırılmış olup davalı ile dava dışı birlik arasında ise 01.06.2009 tarihinde işbirliği protokolü yapılmış ve ekipman ve personel ihtiyaçlarının birbirlerinden temin edeceklerini belirttiği, bu protokol niteliği itibari ile karşılıklı olsa da hizmet ve personel alımı nedeni ile hukuki olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu hususun geçici işçi temini olarak nitelenemeyeceği, zira bir geçici süre olmadığı gibi davacı sürekli olarak davalı Belediye hizmetlerinde çalıştırıldığı, asıl alt işveren ilişkisinin unsurları da bulunmadığı, zira belirli süreli hizmet alımı olmadığı gibi davacı tüm belediye hizmetlerinde çalıştırıldığı, bunın bir işçilik temini niteliğinde olduğu, davacı kayden dava dışı birlik işçisi görünse de devamlı şekilde davalı işyerinde davalıya hizmet verecek şekilde çalıştırıldığından davacının temadi ettiğinden uzun süre bu şekilde çalıştırılmasına ses çıkarmamasının, dürüstlük kuralına da aykırı olmadığı, dürüstlük kuralına aykırı davrananın işçi değil, bizzat geçici iş ilişkisi veya asıl alt işveren ilişkisi kurallarına aykırı işçi çalıştıran davalı işveren olduğu, davacı başlangıçtan itibaren davalı işçisi olduğundan, davanın kabulü yerine reddinin hatalı olduğu-
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir...
Davacının fiilen yaptığı işe göre olması gereken derece ve kademesinin tespiti ile buna göre fark alacaklarının bulunup bulunmadığı-
Davacının istek konusu dönemde yıllar itibarıyla hangi sürelerle çalıştığı belirlenmeli, ara verme sürelerinin 29.02.2005 öncesi için her defada 10 günü aşıp aşmadığı, bu tarih sonrası için ise yıl içindeki ara vermelerin 35 günden az olup olmadığı belirlenmeli, buna göre toplu iş sözleşmesi ile protokoller çerçevesinde emek zammından yararlanma koşulları her bir dosya bakımından araştırılmasının gerekeceği-
HGK. 07.05.2019 T. E: 2017/4-1460 , K: 526-
Davacının geçici işçi statüsünde çalıştığı döneme ilişkin 5620 sayılı kanunun 2.maddesi gereğince iş mevzuatına göre tazminat ödenmeyeceği, geçici işçi statüsünde geçen hizmet süresinin 657 sayılı kanunda yazılı iş sonu tazminatında dikkate alınacağının anlaşılmasına göre davacının bu döneme yönelik kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Davalı olarak yer alan İzmir İl Özel İdaresinin 30/03/2014 tarihinden itibaren tasfiye edilmek suretiyle kapatıldığı, yargılamanın ise 09/04/2014 tarihinde sonlandırıldığı, karar tarihi itibariyle kapanmış kurum hakkında hatalı olarak karar verildiği anlaşıldığı olayda il özel idaresindeki çalışmalardan doğan bir borç olması dikkate alındığında davanın İçişleri Bakanlığına yöneltilmesi gerektiği-
Davacının derece ve kademesinin tespiti ile buna göre fark ücret alacaklarının hesaplanması ve vekâlet ücreti-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
